Yönettiğimiz bir uluslararasılaşma projesinde, Türkiye'nin köklü halı markalarından biri bize şu soruyla geldi: Türkçe mağazamız yıllardır Türkiye pazarına sorunsuz hizmet veriyor, yurt dışı pazar için ayrı bir Shopify mağazası da kurduk, ama Google ikisini birbirinden habersiz iki bağımsız site gibi görüyor. Devreye girdiğimizde İngilizce mağaza kendi bağımsız bir domainde satış yapıyordu; biz projeye başlarken bu domaini CNAME ile mevcut alt alan adına yönlendirdik. Ama domain tarafını çözmek Google'ın iki mağazayı bağımsız tek site olarak tanıması için yeterli değildi; sorun tanıdıktı ama çözümü standart değildi. Shopify'ın kendi dokümantasyonu ve çoğu rehber, hreflang'ı tek bir Shopify hesabında Shopify Markets üzerinden otomatik kurulan bir özellik olarak anlatıyor; bizim önümüzdeki tablo ise iki tamamen ayrı hesap, iki ayrı veritabanı, iki ayrı ürün kataloğuydu. Bu yazıda, 9.091 ürünü SKU koduyla eşleştirerek bu iki mağaza arasında hreflang altyapısını nasıl kurduğumuzu, hangi teknik kararları neden aldığımızı ve aynı sorunla karşılaşan bir mağaza sahibinin bu yöntemi kendi projesine nasıl uyarlayabileceğini adım adım anlatıyoruz.
Hreflang Nedir ve Standart Shopify Senaryosunda Nasıl Çalışır?
Hreflang, bir sayfanın farklı dil veya bölge sürümlerinin birbiriyle ilişkili olduğunu arama motorlarına bildiren bir HTML etiketidir; bu bilgi olmadan Google, aynı ürünün Türkçe ve İngilizce sürümlerini birbirinin rakibi iki ayrı içerik olarak değerlendirir ve her ikisine de daha düşük sıralama verir. Standart bir Shopify kurulumunda (tek hesap, Shopify Markets ile yönetilen çoklu dil) bu etiketler otomatik üretilir; dili ekler, Markets'a bağlarsınız, Shopify geri kalanını sayfanın <head> bölümüne kendisi yazar. Bu standart süreci adım adım Shopify çok dilli mağaza kurulum rehberimizde zaten ayrıntılı olarak anlattık; çeviri yönetimi tarafında da mağaza çevirileri ve çoklu dil desteği yazımız Translate & Adapt uygulamasının kullanımını kapsıyor.
Bu yazının konusu o standart senaryo değil. Shopify Markets, tek bir Shopify hesabı içinde birden fazla pazar tanımlamanızı varsayar; sizin elinizde zaten iki bağımsız Shopify hesabı varsa (örneğin biri yıllar önce kurulmuş yerel mağaza, diğeri sonradan açılmış uluslararası mağaza), Markets'ın otomatik hreflang mekanizması devreye giremez, çünkü Shopify'ın bakış açısından bunlar birbiriyle hiçbir ilişkisi olmayan iki farklı site. Bu senaryoda hreflang'ı manuel olarak, iki mağazayı birbirine bağlayacak ortak bir veri noktası üzerinden kurmanız gerekir; işte bu vaka analizinin konusu tam olarak bu.
Kritik Not: İki ayrı Shopify hesabınız varsa ve her ikisi de aynı marka adına satış yapıyorsa, Google'ın gözünde bu iki site fiilen birbirinin rakibi konumundadır; hreflang kurulana kadar organik trafiğiniz iki mağaza arasında bölünür ve hiçbiri tam potansiyeline ulaşamaz. Bu, tek mağazalı kurulumlarda hiç karşılaşılmayan, çok mağazalı büyüme stratejisine özgü bir risktir.
Problem: İki Ayrı Shopify Mağazası Neden Farklı Bir Sorun
İki ayrı Shopify hesabı arasında hreflang kurmanın zorluğu teknik değil, yapısaldı: iki mağaza arasında Google'ın anlayabileceği hiçbir bağlantı yoktu ve ürün URL'leri bile birbirini tutmuyordu. Türkçe mağazada bir kilim ürününün handle'ı (URL'deki ürün tanımlayıcısı) tamamen farklı bir isimlendirmeyle kaydedilmişken, aynı ürünün İngilizce mağazadaki handle'ı bambaşka bir yapıdaydı; iki taraf da yıllar içinde bağımsız olarak büyümüş, kimse ürün isimlendirmesini ortak bir standarda göre kurgulamamıştı.
Bu durumun somut sonucu ölçülebilirdi: Türkçe sayfalar zaman zaman İngilizce arama sorgularında çıkıyor, İngilizce mağaza da Türkiye merkezli aramalarda yerel mağazayla rekabete giriyordu. İki mağaza, aynı markanın aynı ürününü satmasına rağmen, Google'ın gözünde birbirinin trafiğini çalan iki ayrı rakipti. Bu, klasik "duplicate content" sorunundan farklı bir şey; içerik kelimesi kelimesine aynı değil (diller farklı), ama arama motoru varlık (entity) düzeyinde bunların aynı ürün olduğunu bilmiyor.
Arka Plan: Yurt Dışı Mağazanın Domain Geçmişi
İngilizce mağaza, hreflang projesi başlamadan önce zaten kendi bağımsız bir domainde satış yapıyordu; biz proje kapsamında bu domaini CNAME kaydıyla mevcut en.siteniz.com alt alanına yönlendirdik. Eski domaine gelen ziyaretçi otomatik olarak yeni adrese yönleniyor; hem kök domain hem www uzantılı sürüm için ayrı ayrı yönlendirme kuralı tanımladık, tek bir kural eksik kalıp trafiğin bir kısmının kaybolmasına neden olmasın diye.
Bu taşımanın SEO açısından iki riski vardı: eski domainin sahip olduğu backlink profilinin kaybolması ve geçiş sırasında bir trafik düşüşü yaşanması. İkisi de gerçekleşmedi; eski domainin backlink profili yeni adrese aktarıldı ve Google Search Console'da taşıma sonrası bir trafik düşüşü gözlenmedi. Bu, hreflang projesi başladığında domain tarafında çözülmesi gereken bir sorun kalmadığı anlamına geliyordu; hreflang çalışması, zaten doğru yönlendirilen tek bir domain üzerine inşa edildi, iki farklı domain arasında ayrıca bir hreflang-domain karmaşası yönetmek gerekmedi.
Nodus Works verilerine göre: Domain taşımalarında trafik kaybının en sık nedeni, yalnızca kök domaini yönlendirip www sürümünü (veya tam tersini) atlamaktır. Her iki varyantı da ayrı ayrı yönlendirme kuralına dahil etmek, tek başına birçok "domain taşıdık, trafik düştü" senaryosunu önler.
Neden Klasik Çözümler İşe Yaramadı?
Klasik bir çok dilli Shopify kurulumunda hreflang, subdirectory (`/en/`) veya subdomain (`en.site.com`) yapısıyla tek hesap içinde yönetilir ve Shopify bunu otomatik üretir. Burada iki tamamen ayrı Shopify hesabı, iki ayrı veritabanı, iki ayrı ürün kataloğu söz konusuydu; Shopify'ın Markets altyapısı bu iki hesabın "aynı markanın parçası" olduğunu bilemez, çünkü teknik olarak bilmesi için hiçbir mekanizma yok. Üçüncü parti bir çok dilli SEO uygulaması da bu spesifik senaryoyu (iki bağımsız Shopify hesabı) doğrudan desteklemiyordu; bu yüzden çözümü mağazaların kendi veri katmanından, Admin API üzerinden manuel olarak kurmak gerekti.
Çözüm Mantığı: SKU'yu Ortak Anahtar Olarak Kullanmak
İki mağazayı birbirine bağlayacak tek sabit değer SKU koduydu; ürün adları, URL'ler ve başlıklar mağazalar arasında farklılaşmış olsa da her ürünün SKU'su her iki katalogda aynıydı. Bu, uluslararasılaşma projelerinde sıkça gözden kaçan bir detay: markalar genelde ürün ismini, açıklamasını, hatta görsellerini yerel pazara göre uyarlar, ama SKU kodu operasyonel bir kimlik olduğu için değişmeden kalır. Bu vaka analizinde de tam olarak bu oldu; SKU, iki bağımsız veritabanı arasında kurulacak tek güvenilir köprüydü.
Bu tek ortak noktanın üzerine kurulan çözüm mantığı üç adımdan oluşuyordu: önce her iki mağazadaki tüm ürünlerin SKU'larını çekmek, sonra iki kümenin kesişimini (hangi SKU'ların her iki mağazada da var olduğunu) bulmak, son olarak eşleşen her ürün çiftine birbirinin karşılığını gösteren bir metafield yazmak. Bu üçüncü adım kritik: hreflang etiketini doğrudan statik olarak yazmak yerine, her ürünün kendi metafield'ında karşı dildeki handle'ı taşıması, kataloğun ileride değişmesi durumunda (yeni ürün eklenmesi, mevcut ürünün kaldırılması) sistemin kendi kendini güncel tutmasını sağlıyor.
Not: SKU eşleştirmesi çalışıyorsa, hreflang mekanizması ürünün adına veya URL yapısına hiç bakmaz; yalnızca operasyonel kimliğe (SKU) bakar. Bu yüzden ürün isimlendirmesi mağazalar arasında ne kadar tutarsız olursa olsun, çözüm yöntemi bozulmaz.
Teknik Uygulama Adım 1: Admin API ile Ürün Eşleştirme
SKU eşleştirmesini pratiğe dökmek dört alt adımdan oluştu: ürünleri çekmek, SKU'ları çıkarmak, kesişimi bulmak ve sonucu metafield olarak yazmak. Shopify Admin API'nin /products.json endpoint'i istek başına en fazla 250 ürün döndürür ve sayfalama numaralı sayfalarla değil, cursor tabanlı çalışır: her yanıtın header'ındaki page_info değeri bir sonraki isteğe taşınarak 35'ten fazla istekte tüm katalog çekildi; bu vakada TR mağazasından 8.733, EN mağazasından 8.766 ürün elde edildi.
- Her iki mağazadan tüm ürünler, varyantlarıyla birlikte Admin API üzerinden çekildi.
- Her ürünün tüm varyantlarındaki SKU'lar ayrı bir kümeye toplandı; bir ürünün birden fazla varyantı (örneğin farklı ebat seçenekleri) olduğu için SKU → ürün ID/handle eşlemesi varyant bazında işlendi.
- İki kümenin kesişimi alındı: 9.091 SKU her iki mağazada da bulundu. 5.403 ürün yalnızca TR'de, 1.492 ürün yalnızca EN'de mevcuttu; bu ürünler hreflang kapsamının dışında bırakıldı çünkü karşı dilde gerçek bir karşılığı yoktu.
- Eşleşen her ürün çiftine çapraz metafield yazıldı: TR ürününe custom.en_handle, EN ürününe custom.tr_handle.
# Her iki mağazadaki SKU'ları karşılaştır
tr_skus = {sku for p in tr_products for v in p["variants"]
if (sku := v.get("sku", "").strip())}
en_skus = {sku for p in en_products for v in p["variants"]
if (sku := v.get("sku", "").strip())}
matched = tr_skus & en_skus # -> 9.091
# TR ürününe EN handle yaz
write_meta(TR_STORE, product_id, "en_handle", en_handle)
# EN ürününe TR handle yaz
write_meta(EN_STORE, product_id, "tr_handle", tr_handle)
Bu işlem toplam 18.182 API çağrısı gerektirdi (her yön için bir yazma işlemi, 9.091 çift × 2) ve yaklaşık 3-4 saat sürdü. Uzun süren toplu API işlemlerinde bağlantı kopması ve zaman aşımı (timeout) hataları kaçınılmazdır; bu riske karşı üstel geri çekilme (exponential backoff) mantığı ve bir ilerleme dosyası eklendi, böylece script bir hata sonrası kesildiğinde kaldığı yerden devam edebildi, baştan başlamak gerekmedi.
Uzak Durulması Gereken Risk: Binlerce üründe toplu API işlemi yaparken ilerleme kaydı olmadan script'i çalıştırmayın. Shopify Admin API'nin rate limit'i (istek sınırı) ve ağ kesintileri, 3-4 saat süren bir işlemin ortasında script'in durmasına neden olabilir; ilerleme dosyası olmadan bu, saatlerce süren işin baştan tekrarlanması demektir.
Teknik Uygulama Adım 2: Liquid ile Koşullu Hreflang Enjeksiyonu
Metafield'lar yazıldıktan sonra her iki mağazanın tema koduna koşullu bir hreflang bloğu eklendi; mantık basitti ama sonucu belirleyen kritik bir kural içeriyordu: metafield boşsa hreflang etiketi hiç render edilmez. Bu kural olmadan, karşı dilde gerçek karşılığı olmayan 5.403 TR ürünü de hatalı veya boş bir hreflang etiketi üretirdi; bu da Google'a "buraya bak ama orada bir şey yok" demek gibi bir şey olurdu ve teknik SEO açısından hreflang'ın kendisini güvenilmez hale getirirdi.
{% if product and product.metafields.custom.en_handle != blank %}
<link rel="alternate" hreflang="tr"
href="https://www.siteniz.com/products/{{ product.handle }}" />
<link rel="alternate" hreflang="en"
href="https://en.siteniz.com/products/{{ product.metafields.custom.en_handle }}" />
<link rel="alternate" hreflang="x-default"
href="https://www.siteniz.com/products/{{ product.handle }}" />
{% endif %}
Bu kodda dikkat edilmesi gereken bir detay x-default değeridir: bu, ne Türkçe ne İngilizceye özel bir dil kodu değil, "kullanıcının dili veya bölgesi bu listedeki hiçbirine uymuyorsa göster" anlamına gelen bir yönlendirme sinyalidir. Bu vakada varsayılan (Türkçe) mağaza x-default olarak işaretlendi, çünkü marka kimliği ve stok derinliği asıl olarak orada duruyordu; bu karar her marka için aynı olmayabilir, kimi zaman İngilizce sürüm x-default olarak daha doğru bir tercih olur.
İpucu: x-default'u hangi mağazaya vereceğinize karar verirken "hangi dilde daha çok trafik alıyoruz" sorusundan çok "yeni, dili belirsiz bir ziyaretçiye hangi sürümü göstermek markanın çıkarına" sorusunu sorun. Bu, mevcut trafik dağılımından bağımsız, stratejik bir karardır.
Koleksiyon ve Sayfa Seviyesinde Hreflang
Aynı koşullu mantık, tek tek ürünlerin ötesinde koleksiyon ve statik sayfa seviyesine de uygulandı; çünkü hreflang yalnızca ürün sayfalarında değil, kategori (koleksiyon) sayfalarında ve "Hakkımızda" gibi statik sayfalarda da aynı duplicate content riskini taşır. Koleksiyon sayısı iki mağaza arasında zaten farklıydı; bu da eşleştirme oranının ürünlerdekinden daha düşük çıkmasına neden oldu.
Tablodaki fark dikkat çekici: TR mağazada 215 koleksiyon varken EN mağazada yalnızca 165'i vardı ve bunların yalnızca 150'si gerçek bir karşılığa sahipti. Bu, yalnızca bir teknik eşleştirme sorunu değil, aynı zamanda bir içerik boşluğu sinyaliydi; TR mağazada var olup EN mağazada karşılığı olmayan koleksiyonlar, İngilizce pazar için henüz kategorize edilmemiş bir ürün grubuna işaret ediyordu. Bu boşluk, bir sonraki adımda ele alınan içerik çalışmasının başlangıç noktası oldu.
Yan Etki Düzeltmeleri: Duplicate URL, Pagination ve Kırık Linkler
Hreflang altyapısı kurulurken, ana problemin etrafında üç ayrı teknik sorun daha ortaya çıktı; bunların hiçbiri hreflang'ın kendisi değildi, ama düzeltilmeden bırakılsalardı hreflang'ın sağladığı faydayı büyük ölçüde geçersiz kılabilirlerdi.
Sorun 1: /en/ URL'lerinin Duplicate Content Yaratması
TR mağazasındaki Shopify dil ayarları nedeniyle /en/ önekli URL'ler zaten aktifti ve Google Search Console'da trafik alıyordu; bu sayfalar, ayrı EN mağazasıyla birebir aynı içeriği barındırdığı için klasik bir duplicate content sorunu yaratıyordu. Çözüm, metafield kontrollü bir JavaScript yönlendirmesi oldu: EN karşılığı olan ürünler doğrudan gerçek EN mağazasındaki ürün sayfasına yönlendirildi, karşılığı olmayan ürünler ise 404 hatası yerine EN mağazasının anasayfasına gönderildi. Bu ayrım önemliydi; körü körüne herkesi anasayfaya göndermek, eşleşen ürünler için gereksiz bir tıklama kaybına yol açardı.
Sorun 2: Sayfalandırma (Pagination) Sayfalarının İndekslenmesi
Koleksiyon sayfalandırma URL'leri (?page=2, ?page=3 gibi) Google tarafından indeksleniyordu; bu sayfalar bağımsız bir arama değeri taşımadığı için crawl bütçesini (Google'ın bir sitede tarama için ayırdığı sınırlı kaynağı) gereksiz yere tüketiyordu. Bu sayfalara noindex, follow etiketi eklenerek Google'ın bu sayfaları indekslemesi durduruldu, ama linkleri takip etmeye devam etmesi (dolayısıyla ürünlere ulaşması) korundu.
{% if paginate.current_page > 1 %}
<meta name="robots" content="noindex, follow">
{% endif %}
Sorun 3: Toplu Kırık İç Link
Semrush ile yapılan site taraması 6.856 kırık iç link tespit etti; ilk bakışta bu, tek tek düzeltilmesi haftalar sürecek bir iş gibi görünüyordu. Ama daha yakından incelendiğinde bu linklerin %92'sinin (6.289 adedinin) tek bir URL'ye, yani daha önce silinmiş tek bir sayfaya işaret ettiği ortaya çıktı. Tek bir yönlendirme (redirect) kuralı, kırık linklerin büyük çoğunluğunu tek seferde çözdü; kalan az sayıdaki link tek tek ele alındı.
Not: Binlerce kırık link raporu gördüğünüzde ilk refleks "bu haftalarca sürer" olur; ama kırık linkleri hedef URL'e göre gruplamadan bu süreyi tahmin etmeyin. Çoğu zaman az sayıda kaynak sayfa, orantısız sayıda kırık linkten sorumludur.
Sonuçlar: Önce ve Sonra
Bu vakada organik trafik artışını izole bir metrik olarak paylaşmıyoruz, çünkü hreflang kurulumu tek başlı bir değişiklik değil, bu yazıda anlatılan teknik düzeltmelerin (duplicate content, pagination, kırık linkler) tamamıyla birlikte uygulandı; bu yüzden aşağıdaki tablo trafik değil, yapısal durumun önce ve sonrasını gösteriyor. Yapısal iyileşme, trafik iyileşmesinin ön koşuludur ama tek başına kanıtı değildir; bu ayrımı okuyucuya net bırakmak, sonuçları abartmadan aktarmanın tek yolu.
Buradaki asıl yapısal kazanım şu: Google artık iki mağazanın aynı markanın parçası olduğunu, hangi ürünün hangi ürünün karşılığı olduğunu doğrudan biliyor. Bu bilgi olmadan önce iki mağaza birbirinin rakibiydi; şimdi ikisi birbirini tamamlayan, aynı entity'nin (marka/ürün varlığının) farklı dil sürümleri olarak işaretlenmiş durumda.
Kendi Mağazanızda Nasıl Uygularsınız?
Bu yöntemi kendi projenize uyarlamadan önce, gerçekten bu senaryoda olup olmadığınızı netleştirmeniz gerekir; çünkü tek Shopify hesabınız varsa çok daha basit bir çözüm (Shopify Markets) zaten mevcut ve bu makaledeki yöntem gereksiz bir karmaşıklık olur.
Önce Kontrol Edin
- İki (veya daha fazla) tamamen ayrı Shopify hesabınız var mı, yoksa tek hesap içinde farklı diller mi yönetiyorsunuz? İkincisiyse Shopify Markets rehberimiz sizin için yeterli, bu makaledeki manuel yöntem gerekmez.
- Ürünlerinizin her iki mağazada da tutarlı bir SKU'su var mı? SKU'lar tutarsızsa (veya hiç kullanılmıyorsa), eşleştirme için önce bir ortak tanımlayıcı stratejisi belirlemeniz gerekir; barkod, ürün kodu veya benzer bir alan da SKU yerine kullanılabilir.
- Admin API'ye erişiminiz ve toplu veri işleyebilecek bir teknik kaynağınız (kendi ekibiniz veya bir ajans) var mı? Bu iş, Shopify admin panelinden manuel olarak yapılamayacak kadar büyük bir veri işleme gerektirir.
Uygulama Sırası
- Her iki mağazadan tüm ürünleri ve varyant SKU'larını Admin API ile çekin.
- SKU kesişimini bulun ve eşleşmeyen ürünleri (yalnızca bir mağazada olanları) ayrı bir listede tutun; bunlar hreflang kapsamı dışında kalacak.
- Eşleşen her çifte karşılıklı metafield yazın (karşı mağazadaki handle'ı saklayan bir custom alan).
- Tema kodunuza, metafield boşsa hreflang üretmeyen koşullu bir blok ekleyin.
- x-default değerini hangi mağazaya vereceğinize stratejik olarak karar verin.
- Aynı mantığı koleksiyon ve statik sayfalara genişletin.
- Yan etkileri (duplicate URL, pagination indeksleme, kırık linkler) ayrıca tarayın; hreflang kurulumu bu sorunları otomatik çözmez.
Bu sürecin en riskli kısmı, binlerce ürün üzerinde toplu API işlemi yapmaktır; hız sınırları, kısmi hatalar ve veri tutarlılığı deneyimli bir teknik ekip gerektirir. Shopify entegrasyon ve özel uygulama geliştirme hizmetimiz, bu tür toplu veri eşleştirme ve API entegrasyonu projelerini uçtan uca kurar; teknik SEO tarafında ise teknik SEO analizi ve optimizasyon hizmetimiz hreflang dahil bu tür yapısal sorunları proje başında tespit eder.
Sıkça Sorulan Sorular
İki ayrı Shopify mağazası arasında hreflang nasıl kurulur?
Her iki mağazadaki ürünleri ortak bir tanımlayıcı (genellikle SKU) üzerinden eşleştirip, eşleşen ürün çiftlerine karşı mağazadaki karşılığını gösteren bir metafield yazarsınız. Tema koduna bu metafield doluysa hreflang etiketi üreten, boşsa hiçbir şey üretmeyen koşullu bir blok eklersiniz.
Shopify Markets varken neden manuel hreflang gerekir?
Shopify Markets, tek bir Shopify hesabı içindeki pazarları yönetir ve hreflang'ı otomatik üretir. İki tamamen ayrı Shopify hesabınız varsa (iki ayrı abonelik, iki ayrı admin paneli), Markets bu iki hesabın ilişkili olduğunu bilemez; bu durumda hreflang manuel olarak kurulmak zorundadır.
Ürünlerimin SKU'ları iki mağazada tutarsızsa ne yapmalıyım?
SKU'lar tutarsızsa önce ortak bir tanımlayıcı stratejisi belirlemeniz gerekir; barkod, tedarikçi kodu veya ürün koduna özel bir alan da SKU yerine kullanılabilir. Hiçbir ortak alan yoksa, eşleştirmeyi manuel bir haritalama tablosuyla başlatıp ileride SKU tutarlılığını süreç olarak düzeltmeniz gerekir.
x-default değerini hangi mağazaya vermeliyim?
Mevcut trafiğinizin çoğunluğunun geldiği mağazaya değil, dili belirsiz yeni bir ziyaretçiye göstermek istediğiniz mağazaya. Marka kimliğinizin ve stok derinliğinizin asıl durduğu mağaza genellikle daha doğru bir x-default adayıdır.
Bu yöntem kaç üründen itibaren mantıklı olur?
Birkaç yüz üründen az bir katalog için manuel eşleştirme tablosu yeterli olabilir; binlerce üründe Admin API üzerinden otomatikleştirilmiş bir script şart. Katalog büyüklüğünden bağımsız olarak asıl belirleyici, iki mağazanın gerçekten ayrı Shopify hesapları olup olmadığıdır.
Sonuç: Doğru Sorunu Doğru Katmanda Çözmek
Bu vaka analizinin asıl dersi, hreflang'ın kendisi kadar hangi katmanda çözüm arandığıydı; Shopify'ın kendi otomatik mekanizması bu senaryoyu kapsamadığı için çözüm, mağazaların veri katmanından (SKU eşleştirmesi ve metafield) kurulmak zorundaydı. Aynı yapısal soruna sahip bir markaysanız, önce gerçekten bu senaryoda olup olmadığınızı doğrulayın; tek Shopify hesabıysa Markets yeterli, iki ayrı hesapsa buradaki yöntem uygulanabilir bir yol haritası sunuyor.
Çok dilli Shopify kurulumunun temel adımlarını gözden geçirmek isterseniz Shopify çok dilli mağaza kurulum rehberimize, çeviri yönetimi tarafını incelemek isterseniz mağaza çevirileri yazımıza göz atabilirsiniz. Kendi iki mağazalı yapınız için bu eşleştirmeyi kurmak isterseniz Nodus Works ile iletişime geçebilirsiniz.





