Shopify Koleksiyon Yapısı Nedir? SEO İçin Nasıl Kurulur?

Shopify Koleksiyon Yapısı doğru kurgulandığında, e-ticaret sitenizdeki ürünlerin yalnızca “daha düzenli görünmesini” sağlamaz; aynı zamanda Google’ın mağazanızı bir kategori mimarisi olarak daha rahat anlamasına yardımcı olur. Koleksiyon sayfaları çoğu zaman arama motorlarının gözünde birer “kategori sayfası” gibi çalışır ve kullanıcıların satın almaya daha yakın olduğu, daha genel ve ticari niyet taşıyan aramalarda görünürlük kazanma potansiyeli taşır. Örneğin kullanıcılar tek tek ürün adlarını bilmeden “koşu ayakkabısı”, “kadın çanta”, “siyah tişört” gibi aramalar yaptığında, bu tür sorgulara en iyi cevap veren sayfalar genellikle koleksiyon sayfalarıdır. Bu nedenle koleksiyonların yalnızca vitrin amacıyla değil, organik trafik ve dönüşüm hedefleriyle birlikte planlanması gerekir. Doğru bir yapı; arama niyetini karşılayan başlıklar, anlamlı URL’ler, açıklayıcı içerikler ve güçlü dahili linkleme ile birleştiğinde mağazanın tamamına yayılan bir SEO kazanımı oluşturur.

SEO açısından koleksiyonların stratejik olmasının bir nedeni de “kapsayıcı sayfa” mantığıdır. Ürün sayfaları daha spesifik (model, renk, SKU, varyant) sorgularda öne çıkarken; koleksiyonlar daha geniş kitlelere hitap eden anahtar kelimeler için güçlü bir hedef haline gelir. Ayrıca iyi bir koleksiyon mimarisi kullanıcı deneyimini doğrudan iyileştirir: Ziyaretçi aradığı ürüne hızlı ulaştığında sayfada kalma süresi artar, gezinme derinleşir, hemen çıkma oranı düşebilir ve sonuçta dönüşüm olasılığı yükselir. Bu kullanıcı sinyalleri her zaman tek başına sıralama belirlemez; fakat doğru kurgulanmış deneyim, sitenin genel performansını destekler. Özellikle Shopify gibi teknik altyapısı güçlü platformlarda farkı yaratan şey; koleksiyonların rastgele değil, arama hacmi ve niyet verilerine göre hiyerarşik şekilde konumlandırılmasıdır. Bu yüzden sürdürülebilir büyüme hedefleyen markalar için profesyonel Shopify danışmanlığı yaklaşımı, koleksiyon planlamasının temel parçası haline gelir.

Shopify Koleksiyonları SEO’yu Neden Bu Kadar Etkiler?

Koleksiyon sayfaları, arama motorlarının siteyi “konu kümeleri” halinde anlamasını kolaylaştırdığı için SEO’da kritik rol oynar. Google bir siteyi tararken yalnızca tekil ürün sayfalarına bakmaz; ürünlerin hangi ana kategoriler altında toplandığına, bu kategorilerin birbirleriyle nasıl ilişkilendirildiğine ve kullanıcının mağazada ne kadar rahat ilerlediğine de sinyal olarak yaklaşır. Burada koleksiyon sayfaları; ürünlerin ortak bir temada bir araya getirildiği, arama niyetine doğrudan cevap veren sayfalar olarak öne çıkar. İyi yapılandırılmış bir koleksiyon; kullanıcıya “Bu kategoride ne var?” sorusunun net cevabını verirken, Google’a da sayfanın hangi anahtar kelimelerde değerlendirilmesi gerektiğini anlatır. Eğer koleksiyon sayfasında yalnızca ürün listesi yer alıyorsa, sayfanın bağlamı zayıflayabilir; oysa kategori açıklaması, dahili linkler ve doğru başlık/etiket kullanımı sayfanın anlamını güçlendirir.

Bir diğer önemli nokta da koleksiyonların “ticari niyet” taşıyan aramalara daha uygun olmasıdır. Kullanıcı “en iyi”, “fiyat”, “modeller”, “çeşitler” gibi ifadelerle arama yaptığında, genellikle ürün karşılaştırması yapmak ve seçenek görmek ister. Koleksiyon sayfaları tam da bu beklentiyi karşılar: Listeleme, filtreleme (kontrollü şekilde), kategori içi gezinme ve ilgili alt koleksiyonlara yönlendirme ile kullanıcıyı satın alma yolculuğunda ilerletir. Bu noktada Shopify Koleksiyon Yapısı yalnızca SEO için değil, dönüşüm optimizasyonu için de çalışır; çünkü iyi kurgulanmış bir kategori ağacı, ziyaretçiyi doğru ürün grubuna en kısa yoldan taşır. Profesyonel Shopify danışmanlık süreçlerinde bu yüzden koleksiyonlar; anahtar kelime haritası, hiyerarşi planı ve içerik şablonlarıyla birlikte ele alınır. Sonuç olarak koleksiyon sayfaları, hem organik görünürlük hem de gelir hedefleri arasında köprü kuran sayfalardır.

Shopify Koleksiyon Nedir ve Manuel mi Otomatik mi Seçilmelidir?

Shopify’da koleksiyonlar, ürünleri belirli bir mantıkla gruplandırıp tek bir kategori sayfasında sunmanıza yarar. Bu sayfalar, ziyaretçinin “Ben hangi ürünleri bu başlık altında bulurum?” sorusuna yanıt verirken, arama motorlarına da mağazanızın kategorik yapısını anlatır. SEO tarafında koleksiyonların değeri, çoğu zaman ürün sayfalarına göre daha geniş kapsamlı aramalarda hedef sayfa olabilmesinden gelir. Çünkü kullanıcılar her zaman marka/model aramaz; çoğu zaman “yazlık elbise”, “ergonomik ofis sandalyesi” gibi genel sorgularla başlayıp seçenekleri görmek ister. Bu noktada Shopify Koleksiyon Yapısı, doğru anahtar kelimelerle eşleşen kategori sayfaları üretmenizi sağlar. Koleksiyon sayfası; başlık (H1), title/meta ve kısa ama açıklayıcı bir kategori metniyle desteklendiğinde, Google’ın sayfanın bağlamını anlaması kolaylaşır ve kullanıcı da doğru ürün grubuna daha hızlı ilerler.

Manuel mi otomatik mi sorusu ise yalnızca operasyonel kolaylıkla ilgili değildir; aynı zamanda içerik stratejisi ve site mimarisiyle de ilgilidir. Manuel koleksiyonlar “editoryal vitrin” gibi çalışabilirken, otomatik koleksiyonlar büyüdükçe yönetimi kolaylaştıran bir sistem kurar. Burada doğru seçim çoğu zaman “tek bir doğru” değildir; markanın ürün sayısı, ürün çeşitliliği, sezonluk kampanya sıklığı ve koleksiyonların ne kadar dinamik güncelleneceği belirleyici olur. Örneğin hızlı değişen stok ve varyantlara sahip mağazalarda otomatik kurallar hem tutarlılığı artırır hem de koleksiyonların güncelliğini korur. Buna karşın bazı kampanya sayfaları ya da trend/vitrin sayfaları, manuel seçimle daha kontrollü biçimde optimize edilebilir. Shopify altyapısında her iki yaklaşım da SEO açısından iyi çalışabilir; kritik olan, koleksiyon sayfasının arama niyetini karşılayacak biçimde yapılandırılması ve dahili linkleme ile desteklenmesidir.

Manuel Koleksiyonlar Ne Zaman Daha Mantıklıdır?

Manuel koleksiyonlar, ürünleri tek tek seçerek bir araya getirdiğiniz için “kürasyon” gücü sunar. Bu, özellikle belirli bir kampanyaya, sezona ya da sınırlı bir konsepte göre vitrin oluşturmak isteyen markalar için büyük avantajdır. Örneğin “Sevgililer Günü Hediyeleri”, “En Çok Satanlar”, “Yeni Gelenler” gibi sayfalar; her ürünün aynı kural setine uymasından ziyade, editoryal bir seçimle daha etkili hale gelebilir. SEO tarafında manuel koleksiyonların güçlü olabilmesi için, bu sayfaların bir “landing page” mantığıyla ele alınması gerekir: Net bir H1, tıklama getiren title/meta ve kullanıcıya yol gösteren özgün bir açıklama metniyle desteklendiğinde manuel koleksiyonlar da yüksek performans gösterebilir. Ayrıca kampanya odaklı sayfalarda, koleksiyon içi sıralama ve öne çıkarılacak ürünlerin kontrolü dönüşüm oranını artırmaya yardımcı olabilir.

Bununla birlikte manuel koleksiyonların ölçeklenebilirlik sınırı vardır. Ürün sayısı arttıkça tek tek ürün eklemek, stoktan kalkan ürünleri temizlemek ve sürekli güncel tutmak operasyonel yük yaratır. Bu operasyonel zorluk, zamanla koleksiyonların “bayatlamasına” neden olabilir: Kullanıcı koleksiyona girer ama ürünler tükenmiş olur ya da kampanya bitmesine rağmen koleksiyon hâlâ yayındadır. Bu durum hem kullanıcı deneyimini zedeler hem de SEO açısından sayfanın değerini düşürebilir. Bu yüzden manuel koleksiyonlar genellikle belirli bir amaçla, sınırlı kapsamla ve düzenli bakım planıyla kullanılmalıdır. Profesyonel Shopify danışmanlığı süreçlerinde manuel koleksiyonlar; “hangi sayfalar manuel kalmalı, hangileri otomatikleştirilmeli?” sorusuna göre ayrıştırılır ve içerik/dahili linkleme planıyla birlikte konumlandırılır.

Otomatik Koleksiyonlar SEO’da Neden Daha Sürdürülebilirdir?

Otomatik koleksiyonlar, ürünleri etiket (tag), ürün tipi, satıcı, fiyat aralığı gibi kurallara bağlayarak dinamik biçimde günceller. Bu yaklaşım, büyüyen mağazalar için hem düzen hem de tutarlılık sağlar. SEO açısından sürdürülebilir olmasının temel nedeni, koleksiyonların “güncel” kalmasıdır: Yeni eklenen bir ürün doğru etiketlenmişse ilgili koleksiyona otomatik girer; stoktan kalktığında koleksiyondan çıkar. Böylece kullanıcı “kategoriye girdiğinde” her zaman ilgili seçenekleri görür ve sayfanın genel kalitesi korunur. Ayrıca otomatik koleksiyonlar, anahtar kelime haritanızla uyumlu bir kategori ağacı kurmayı kolaylaştırır. Örneğin “Kadın Spor Ayakkabı” gibi ana kategoriler altında, “Koşu”, “Antrenman”, “Outdoor” gibi alt koleksiyonlar kurallarla yönetilirse, Shopify Koleksiyon Yapısı hem yönetilebilir hem de SEO açısından net sinyal veren bir mimariye dönüşür.

Otomatik koleksiyonların başarılı olması için kritik nokta “standart etiketleme”dir. Etiketler rastgele ve tutarsız olursa otomatik koleksiyonlar da dağınık görünür; bazı ürünler yanlış koleksiyona düşer, bazıları hiç görünmez. Bu nedenle otomatik koleksiyon kurulumunda önce etiket taksonomisi belirlenmelidir: Hangi ürün grupları hangi etiketi alacak, varyantlar nasıl yönetilecek, sezonluk ürünler hangi kuralla ayrılacak? Bu standardizasyon, mağazanın ölçeği büyüdükçe daha da değerli hale gelir. Ayrıca koleksiyon açıklamalarını ve dahili linklemeyi doğru kurgulayarak, otomatik koleksiyonların “sadece ürün listesi” olmaktan çıkıp arama motoru için daha anlamlı sayfalara dönüşmesi sağlanır. Bu noktada Shopify danışmanlık hizmetleri; kuralların tasarlanması, etiket sisteminin oturtulması ve koleksiyonların içerik şablonlarıyla güçlendirilmesi gibi işleri birlikte ele alır.

SEO İçin Doğru Shopify Koleksiyon Hiyerarşisi Nasıl Kurulur?

SEO uyumlu bir koleksiyon mimarisi kurmanın temel amacı, hem kullanıcıya hem de arama motorlarına “mağazada ne var ve nasıl bulunur?” sorusunun net cevabını vermektir. Bu yüzden hiyerarşi, rastgele değil; arama niyeti, anahtar kelime hacmi ve ürün çeşitliliği dikkate alınarak planlanmalıdır. En üst seviyede geniş ve talebi yüksek ana kategoriler yer almalı; alt seviyelerde ise daha spesifik ihtiyaçlara yanıt veren alt koleksiyonlar konumlandırılmalıdır. Örneğin “Ayakkabı” gibi çok geniş bir kategori tek başına yeterince hedefli olmayabilir; fakat “Kadın Ayakkabı” → “Kadın Spor Ayakkabı” → “Koşu Ayakkabısı” gibi bir yapı kullanıcıyı daha hızlı sonuca taşır. Burada amaç, kategoriyi gereksiz yere parçalamak değil; arama yapan kişinin zihnindeki segmentleri doğal bir akışla siteye yansıtmaktır. Doğru kurulduğunda Shopify Koleksiyon Yapısı, Google’a sayfaların birbiriyle ilişkisini net biçimde anlatır ve önemli kategorilerin otoritesini yükseltir.

Hiyerarşinin SEO’ya katkısı yalnızca “düzen” değildir; aynı zamanda dahili linkleme ve sayfa otoritesinin dağılımını da doğrudan etkiler. Ana koleksiyonlar genellikle daha fazla link ve trafik potansiyeline sahip olduğu için, bunlardan alt koleksiyonlara stratejik bağlantılar verildiğinde sayfalar arasında güçlü bir otorite akışı oluşur. Bu akış, arama motorlarının siteyi daha verimli taramasını kolaylaştırabilir ve doğru sayfaların doğru sorgularda görünmesine yardım eder. Ayrıca kullanıcı deneyimi tarafında da net bir hiyerarşi; gezinmeyi hızlandırır, aranan ürün grubuna ulaşma süresini düşürür ve kategori sayfalarında dolaşımı artırır. Özellikle Shopify mağazalarında koleksiyonlar, navigasyon menüsü ve site içi keşif akışının merkezinde yer aldığı için, hiyerarşinin yanlış kurulması hem SEO’da hem de dönüşümde maliyet yaratabilir. Bu yüzden profesyonel Shopify danışmanlığı projelerinde, koleksiyon ağacı genellikle anahtar kelime haritasıyla birlikte çizilir ve sonra teknik/UX kararlarıyla kesinleştirilir.

İdeal Derinlik Kaç Seviye Olmalı?

Koleksiyon hiyerarşisinde “ne kadar derinlik?” sorusunun cevabı, genellikle sadelik ile hedefleme arasında denge kurmaktır. Çok sığ bir yapı (ör. yalnızca 5–6 ana koleksiyon) her şeyi aynı sepete atabilir ve kullanıcıyı filtrelemeye zorlayabilir. Çok derin bir yapı ise (ör. ana koleksiyon + 3–4 alt seviye) navigasyonu karmaşıklaştırır, yönetimi zorlaştırır ve bazı sayfaların “ince” kalmasına neden olabilir. Pratikte çoğu e-ticaret mağazası için ideal yaklaşım, ana koleksiyon + 1 veya 2 seviye alt koleksiyon şeklindedir. Bu sayede hem kullanıcılar hızlı karar verir hem de arama motorları sayfaların konumunu ve ilişkisini daha kolay anlar. Yani hedef; her alt kırılımı bir koleksiyon yapmak değil, gerçekten aranan ve ayrı niyet taşıyan segmentleri koleksiyonlaştırmaktır.

Derinlik kararını verirken içerik gücünü de hesaba katmak gerekir. Eğer çok fazla alt koleksiyon açıp her birini yalnızca birkaç ürünle bırakırsanız, bu sayfalar hem kullanıcı için zayıf bir deneyim sunar hem de SEO’da rekabetçi sorgularda tutunmakta zorlanabilir. Bunun yerine, arama hacmi düşük ama satın alma niyeti yüksek alt segmentleri “koleksiyon” yerine filtre/etiket mantığıyla yönetmek daha mantıklı olabilir (filtrelerin indekslenmesini ayrıca yönetmek şartıyla). Hiyerarşi planlanırken ayrıca “çakışma” riski de gözetilmelidir: Benzer sorgulara cevap veren çok sayıda koleksiyon açmak, sayfaların birbirinin sıralamasını yemesine (keyword cannibalization) yol açabilir. Bu nedenle Shopify Koleksiyon Yapısı oluştururken her koleksiyonun net bir hedef sorgu seti ve net bir konumlandırması olmalıdır; bu yaklaşım Shopify danışmanlık süreçlerinde çoğu zaman “koleksiyon envanteri + hedef anahtar kelime” tablosu ile netleştirilir.

Dahili Linkleme ile Otorite Nasıl Dağıtılır?

Dahili linkleme, koleksiyon SEO’sunda en yüksek kaldıraçlardan biridir; çünkü sitenizin kendi otoritesini doğru sayfalara taşımanın en temiz yoludur. Burada amaç, kullanıcıya fayda sağlayan doğal bağlantılarla arama motorlarına “öncelikli sayfalarım bunlar” sinyali vermektir. Ana koleksiyon sayfalarında alt koleksiyonlara bağlantı vermek, en temel ve en etkili adımdır. Örneğin “Kadın Spor Ayakkabı” koleksiyon sayfasında “Koşu”, “Antrenman”, “Outdoor” gibi alt koleksiyonlara kısa açıklamalarla linklemek; hem kullanıcıyı segmentlere yönlendirir hem de alt koleksiyonların taranma ve önem algısını artırır. Aynı şekilde alt koleksiyon sayfalarında da ilgili ana koleksiyona geri dönüş bağlantısı vermek, hiyerarşiyi güçlendirir. Bu bağlantılar yalnızca menüde değil, sayfa içeriğinde de (kısa bir paragraf içinde) yer aldığında daha anlamlı bir bağlam oluşturur.

İkinci güçlü yöntem, blog içeriklerinden koleksiyonlara “niyet uyumlu” geçişler kurmaktır. Örneğin “Koşu ayakkabısı seçimi” gibi bilgilendirici bir blog yazısı, ilgili koleksiyona yönlendiren net bir CTA ile bittiğinde; hem kullanıcıyı satın alma adımına taşır hem de koleksiyon sayfasına otorite aktarır. Bu akış “Blog → Koleksiyon → Ürün” şeklinde kurgulandığında SEO ile dönüşüm hedefleri aynı hatta birleşir. Ayrıca koleksiyon sayfalarında, çok satan veya stratejik ürünlere bağlamsal link vermek (ör. “Bu koleksiyonda öne çıkan modeller”) kullanıcı kararını hızlandırabilir. Buradaki kritik nokta, linklerin aşırıya kaçmadan, gerçekten fayda sağlayan bir düzende kullanılmasıdır. Profesyonel Shopify danışmanlığı kapsamında genellikle: (1) ana koleksiyonların ana menü ve footer üzerinden güçlendirilmesi, (2) blog içeriklerinin kategori haritasına bağlanması, (3) koleksiyon açıklamalarına alt kategori link blokları eklenmesi şeklinde bir dahili linkleme planı uygulanır. Böylece Shopify mağazasında sayfalar arasında hem kullanıcı hem botlar için “anlamlı yollar” oluşturulur.

Filtreleme ve Etiketleme SEO’yu Nasıl Etkiler?

Filtreleme, kullanıcıların aradıkları ürüne daha hızlı ulaşmasını sağladığı için dönüşüm tarafında ciddi fayda üretir. Ancak SEO tarafında “kontrollü” yönetilmezse indeks şişmesine ve tarama bütçesi kaybına yol açabilir. Shopify mağazalarında filtreler çoğu zaman URL parametreleri üretir; bu da aynı koleksiyonun çok sayıda varyasyonla (renk, beden, fiyat aralığı gibi) farklı URL’lerde görünmesine neden olabilir. Arama motorları bu parametreli sayfaları indekslemeye başlarsa, birbirine çok benzeyen sayfalar çoğalır ve asıl hedeflenen koleksiyon sayfasının gücü dağılabilir. Bu nedenle birçok senaryoda filtre URL’lerini “indekse açık bir sayfa” gibi değil, kullanıcı deneyimi için kullanılan yardımcı katman gibi düşünmek gerekir. Pratikte yaygın yaklaşım, filtre kaynaklı sayfaların çoğunu indeks dışı bırakmak ve arama motoruna “asıl sayfa budur” sinyalini net vermektir.

Etiketleme (tagleme) ise otomatik koleksiyonların omurgasıdır ve doğru kurgulandığında hem yönetimi kolaylaştırır hem de koleksiyonların tutarlı şekilde güncel kalmasını sağlar. Buradaki kritik nokta, etiketlerin rastgele değil bir standartla tanımlanmasıdır: Aynı kavram için birden fazla etiket kullanmak (“sneaker”, “snkr”, “spor-ayakkabı” gibi) ürünlerin yanlış koleksiyonlara düşmesine veya hiç düşmemesine yol açabilir. Doğru yaklaşım; ürün tipleri, kullanım amacı, cinsiyet, sezon, materyal gibi boyutlar için net bir etiket sözlüğü belirlemek ve tüm ürünleri bu sözlüğe göre etiketlemektir. Bir ürünün birden fazla koleksiyonda görünmesi genellikle sorun değildir; önemli olan, koleksiyonların birbirinin aynısı gibi çalışmaması ve hangi koleksiyonun hangi niyete hizmet ettiğinin net olmasıdır. İyi planlanmış bir Shopify Koleksiyon Yapısı, esnek (ürün birden fazla yerde görünebilir) ama kontrol edilebilir (anlam, niyet ve ilişki net) bir sistem kurar.

Koleksiyon Sayfası İçeriği Nasıl Yazılmalı ve Nereye Konumlanmalı?

Koleksiyon sayfalarında yalnızca ürünleri listelemek, SEO açısından çoğu zaman yeterli olmaz. Çünkü Google’ın sayfanın “neyle ilgili olduğunu” anlamasına yardımcı olacak metinsel bağlam zayıf kalabilir. Bu yüzden koleksiyon açıklamaları, kullanıcıya rehberlik eden ve kategorinin kapsamını netleştiren özgün içeriklerle desteklenmelidir. İdeal içerik, ürünleri tekrar eden cümlelerle doldurulmuş bir metin değil; “Bu kategoride ne bulacaksınız?”, “Hangi alt türler var?”, “Seçim yaparken nelere dikkat etmelisiniz?” gibi sorulara kısa ve net yanıt veren bir mini rehber gibi çalışmalıdır. Böyle bir metin hem kullanıcı deneyimini güçlendirir hem de sayfanın hedeflediği sorgulara daha iyi oturmasına yardım eder. Üstelik doğru yazılmış koleksiyon içeriği, site içi linkler için de doğal bir zemin yaratır (alt koleksiyonlara ya da ilgili blog yazılarına bağlamak gibi).

Metnin konumu konusunda tek bir doğru yoktur; ancak iki yaygın yaklaşım vardır: İçeriği sayfanın üstünde kısa tutup (kullanıcıyı ürünlere hızlı ulaştırmak), daha detaylı bölümü sayfanın altına eklemek. Rekabetin yüksek olduğu kategorilerde, sayfa altına yerleştirilen daha kapsamlı bir açıklama (ör. 150–300+ kelime) hem kullanıcıyı rahatsız etmeden ürünleri öne çıkarır hem de Google’a bağlam sunar. Daha niş ya da açıklama gerektiren kategorilerde ise üstte kısa bir “kategori özeti” (2–4 cümle) oldukça iyi çalışır. Burada önemli olan şey, metnin her koleksiyon için özgün olması ve anahtar kelimelerin doğal akışla kullanılmasıdır. Ayrıca koleksiyon açıklamalarının içine “ilgili alt koleksiyonlar” blokları eklemek, gezinmeyi hızlandırır ve dahili linkleme gücünü artırır. Bu yaklaşım Shopify mağazalarında kategori sayfalarının hem SEO hem de dönüşüm performansını birlikte yükseltir.

Shopify Ürün Sayfası Nasıl Olmalı? Dönüşüm Odaklı Tasarım ve SEO Rehberi içeriğimiz ilginizi çekebilir.

https://nodusworks.com/blog/shopify-urun-sayfasi-nasil-olmali-donusum-odakli-tasarim-ve-seo-rehberi

Nodus Works ile SEO Odaklı Koleksiyon Kurulumu Nasıl İlerler?

SEO odaklı koleksiyon yapısı kurmak, yalnızca sayfalar açmaktan ibaret değildir; doğru kategori ağacını, arama niyetini ve mağaza yönetimini aynı anda hizalamayı gerektirir. Yanlış kurgulanmış koleksiyonlar; iyi ürünlere rağmen arama motorlarının sayfaları doğru konumlandıramamasına, kullanıcıların da aradığını hızlı bulamamasına yol açabilir. Bu yüzden sürdürülebilir bir sistem için; anahtar kelime haritası (hangi koleksiyon hangi sorguları hedefleyecek), hiyerarşi planı (ana/alt koleksiyon ilişkisi), etiket standardı (otomatik koleksiyonların kuralları) ve içerik/dahili linkleme planı birlikte ele alınmalıdır. Böylece büyüyen ürün kataloğunda bile yapı bozulmadan devam eder ve mağaza “her yeni ürün eklediğinde” SEO açısından geriye düşmez.

Nodus Works yaklaşımı bu süreci parçalara ayırıp uçtan uca kurgulamak üzerine kuruludur: Önce koleksiyonların hedeflediği arama niyetleri belirlenir, sonra hiyerarşi sade ama kapsayıcı şekilde planlanır. Ardından otomatik koleksiyonlar için etiketleme sözlüğü oluşturulur ve mağaza içinde tutarlılık sağlanır. Son adımda da koleksiyon sayfalarının içerik şablonları, alt koleksiyon bağlantıları ve blog → koleksiyon → ürün akışı tasarlanır. Bu çerçevede Shopify danışmanlığı ve Shopify danışmanlık hizmetleri, yalnızca anlık düzenleme değil; mağazanın uzun vadeli büyümesini destekleyen bir koleksiyon mimarisi kurmayı hedefler. Sonuç olarak ortaya çıkan Shopify Koleksiyon Yapısı, hem yönetilebilir hem de organik büyümeyi taşıyabilecek kadar sağlam bir temel sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

1) Shopify’da manuel koleksiyon mu otomatik koleksiyon mu SEO için daha iyidir?

Çoğu mağazada ölçeklenebilirlik ve güncellik nedeniyle otomatik koleksiyonlar daha sürdürülebilirdir. Ancak kampanya/vitrin sayfaları gibi editoryal seçim gerektiren alanlarda manuel koleksiyonlar da güçlü performans gösterebilir.

2) Shopify koleksiyon sayfaları Google’da sıralama alır mı?

Evet. Koleksiyon sayfaları kategori sayfası gibi çalıştığı için doğru hiyerarşi, içerik ve dahili linkleme ile güçlü sıralamalar elde edebilir.

3) Aynı ürün birden fazla koleksiyonda yer alabilir mi, SEO’ya zararlı mı?

Genellikle zararlı değildir. Önemli olan koleksiyonların birbirinin kopyası gibi olmaması ve her koleksiyonun farklı bir arama niyetini hedeflemesidir.

4) Shopify koleksiyon filtreleri indekslenmeli mi?

Çoğu senaryoda hayır. Filtrelerin oluşturduğu parametreli sayfalar, kontrolsüz indekslenirse benzer sayfalar çoğalabilir. Bu nedenle filtrelerin indekslenmesi özel bir stratejiyle ele alınmalıdır.

5) Koleksiyon açıklamaları kaç kelime olmalı ve nereye yazılmalı?

Genellikle 150–300+ kelime aralığı iyi bir başlangıçtır. Üstte kısa bir özet, altta daha açıklayıcı bir metin olacak şekilde konumlandırmak kullanıcı deneyimi açısından sık tercih edilir.

İlgili Yazılar

Stratejik tasarım ve dijital deneyimlerle markaların büyümesine yardımcı oluyoruz.

Shopify
Mağaza Kurulumu

İletişime geçin.