Shopify Ürün Sayfası Nasıl Olmalı? Dönüşüm Odaklı Tasarım ve SEO Rehberi

Shopify Ürün Sayfası, e-ticarette ziyaretçinin “satın al” kararını verdiği en kritik alandır. Bu yüzden bu sayfa sadece şık görünmek için değil; güven vermek, doğru bilgiyi doğru sırayla sunmak ve kullanıcıyı sürtünmesiz bir şekilde ödeme adımına taşımak için tasarlanmalıdır. Başarılı bir ürün sayfası; görsel hiyerarşi, ikna edici içerik, güçlü güven sinyalleri ve akıcı kullanıcı deneyimi (UX) ile birlikte çalışır. Rehberin amacı yalnızca trafik çekmek değil; sayfaya gelen ziyaretçiyi “sepete ekle”den satın almaya götüren bir sistem kurmaktır.
Shopify Ürün Sayfasında İlk İzlenim Neden Dönüşümü Belirler?
Ürün sayfasına giren bir kullanıcı, ilk saniyelerde “doğru yerde miyim?” ve “bu marka güvenilir mi?” sorularına cevap arar. Bu cevapları net veremezseniz, kullanıcı ürünün fiyatını bile incelemeden sayfadan çıkabilir; bu da hem hemen çıkma oranını artırır hem de dönüşüm oranı hedeflerinizi doğrudan aşağı çeker. İlk izlenim dediğimiz şey yalnızca estetik değildir: Sayfanın üst kısmındaki düzen, başlıkların netliği, fiyatın görünürlüğü, seçeneklerin anlaşılabilirliği, sayfanın hızlı açılması ve mobilde rahat okunması gibi birçok “mikro sinyal”in toplamıdır. Shopify altyapısı güçlü olsa da, tema ve uygulama seçimleriyle sayfa kolayca kalabalıklaşabilir; gereksiz badge’ler, üst üste pop-up’lar, uzun blok metinler ve dikkat dağıtan banner’lar karar sürecini zayıflatır. İlk izlenimde hedefiniz şudur: Kullanıcıya ürünü bir cümlede anlatmak, fiyatı ve güven sinyalini göstermek, satın alma aksiyonunu görünür kılmak ve “incelemeye devam etme” motivasyonu yaratmak.
İyi kurgulanmış ilk ekran, kullanıcıyı yormadan yönlendirir. Burada kritik olan, bilgiyi “doğru sırada” vermektir: önce ürünün ne olduğu, sonra neden değerli olduğu, ardından satın alma aksiyonu. Örneğin ürün adı çok uzunsa okunması zorlaşır; kullanıcı ilk bakışta ürünün kategori/vaadini anlayamaz. Fiyatın yanında kısa bir değer ifadesi (ör. “Ücretsiz kargo”, “30 gün iade”) hem güveni artırır hem de fiyat algısını dengeler. Ayrıca sayfanın genel tasarım dili (tipografi, boşluklar, renk tutarlılığı) markanın profesyonelliğini yansıtır. Bu da kullanıcı yorumlarını okumadan bile “buradan alışveriş yapılır” hissi oluşturur. Unutmayın: İlk izlenim iyi değilse, en iyi SEO uyumlu açıklama bile görülmeden kalır; çünkü kullanıcı aşağı kaydırmaya bile ihtiyaç duymaz.
Above-the-fold alanında (ilk ekran) hangi öğeler olmalı?
Ürün sayfasının “above-the-fold” alanı, yani kullanıcı daha kaydırma yapmadan gördüğü bölüm, dönüşümün omurgasıdır. Bu alanda mutlaka bulunması gerekenler: net bir ürün başlığı, fiyat (varsa indirimli fiyat + eski fiyat), ana görsel veya galeri, varyant/beden/renk seçimi, stok bilgisi (abartmadan), teslimat ve iade gibi güven veren kısa bilgiler ve güçlü bir satın alma butonu. Kullanıcı bu alana bakarak “Bu ürün bana uygun mu?” ve “Şimdi satın alabilir miyim?” sorularının cevabını almalıdır. Sık yapılan hata, ilk ekrana çok fazla metin yığmaktır: uzun açıklamalar, gereksiz ikon setleri veya dikkat dağıtan çoklu kampanya mesajları kullanıcıyı karar anından uzaklaştırır. Bunun yerine tek bir ana mesaj seçin: ürünün temel vaadi. Örnek: “Nefes alan pamuk kumaş — gün boyu konfor” gibi kısa, fayda odaklı bir cümle; başlığın hemen altında yer aldığında kullanıcıyı doğru bağlama sokar.
Bu alanı tasarlarken görsel hiyerarşi şarttır. Ürün görseli ve fiyat/satın alma alanı gözün doğal akışında olmalı; CTA (call-to-action) kaybolmamalıdır. Varyant seçimleri açık ve hatasız çalışmalı; kullanıcı beden seçmeden sepete ekleyemiyorsa, hata mesajı anlaşılır ve dostça olmalıdır. Ayrıca güven sinyallerini mikro dozda eklemek gerekir: “Güvenli ödeme”, “Ücretsiz iade”, “Aynı gün kargo” gibi kısa ifadeler, kullanıcıya “risk düşük” mesajı verir. Burada hedef, kullanıcının ürün sayfasında dolaşmasını değil, doğru aksiyona yaklaşmasını sağlamaktır. Above-the-fold alanını ne kadar net kurarsanız, sayfanın devamındaki içerikler (yorumlar, açıklamalar, görseller) o kadar verimli çalışır ve dönüşüm oranı artışı daha sürdürülebilir olur.
Mobilde ilk ekranı kazanmanın en hızlı yolları
Mobilde ürün sayfası performansı, masaüstünden daha belirleyici olabilir; çünkü kullanıcıların önemli bir kısmı mağazayı telefondan ziyaret eder ve sabırsızdır. Bu yüzden mobil uyumluluk sadece “tema responsive mi?” sorusu değildir; mobilde “okunabilirlik + hız + tek parmakla aksiyon” üçlüsünü kurmak demektir. Mobil ilk ekranda ürün adı iki satırı geçmeyecek şekilde optimize edilmeli, fiyat net görünmeli ve ürün görseli gereksiz boşluklar olmadan yer kaplamalıdır. En kritik nokta ise CTA’dır: Mobilde sabit (sticky) satın alma butonu çoğu senaryoda dönüşümü yükseltir; kullanıcı aşağı kaydırıp açıklamaları okurken bile satın alma aksiyonu her zaman erişilebilir kalır. Ayrıca varyant seçimi mobilde küçük tıklama alanlarına dönüşmemeli; butonlar geniş, dokunması kolay ve net etiketli olmalıdır.
Mobilde “hız” da ilk izlenimin temelidir. Çok büyük görseller, ağır uygulamalar, gereksiz animasyonlar ve üst üste açılan pop-up’lar sayfayı yavaşlatır. Kullanıcı ilk görseli beklerken bile vazgeçebilir. Bu yüzden görsel sıkıştırma, lazy-load, gereksiz script’leri azaltma gibi teknik adımlar kadar; sayfa üzerindeki öğelerin sayısını azaltmak da kritiktir. Mobilde ayrıca içerik sunumunun parçalı olması gerekir: Kısa bloklar, net başlıklar, açılır-kapanır (accordion) alanlar kullanıcıyı yormadan bilgi sunar. Bir de güven unsurlarını mobilde “kısa ve görünür” yerleştirin: ödeme rozetleri veya “30 gün iade” gibi mesajlar, ekranı boğmadan risk algısını düşürür. Sonuçta mobilde hedef şudur: Kullanıcı bir dakika içinde ürünü anlasın, güvensizlik yaşamadan sepete ekleyebilsin ve satın alma akışına rahatça ilerlesin. Bu düzen kurulunca kullanıcı deneyimi (UX) yükselir ve dönüşüm oranı doğal olarak artar.
Ürün Görselleri Dönüşüm Oranını Nasıl Artırır?
E-ticarette kullanıcı ürüne dokunamaz; bu yüzden kararın büyük kısmı görsel algıyla şekillenir. Doğru ürün görselleri, kullanıcıya “ürün gerçek mi, kaliteli mi, bana nasıl görünür?” sorularının cevabını verir ve belirsizliği azaltır. Belirsizlik azaldıkça iade korkusu ve “yanlış ürün gelir mi?” kaygısı düşer; bu da doğrudan dönüşüm oranı artışına yansır. Yüksek çözünürlüklü, iyi ışıklandırılmış ve tutarlı fotoğraflar markanın profesyonelliğini gösterir. Ancak sadece “yüksek kalite” yetmez; görsellerin bir hikâye anlatması gerekir. Örneğin ilk görsel net bir packshot (ürün tek başına), ardından detay çekimleri (doku, dikiş, malzeme), sonra kullanım senaryoları (ürün üstte/elde/ortamda) gelmelidir. Bu sıralama, kullanıcının zihninde ürünü adım adım “somutlaştırır” ve satın alma kararını kolaylaştırır.
Ayrıca görsellerin sayfayı yavaşlatmaması gerekir. Shopify’da görselleri gereğinden büyük yüklemek mobil performansı düşürür; kullanıcı kaydırırken takılma yaşarsa güven de sarsılır. Görsel optimizasyonu bu yüzden tasarımın parçasıdır. Bir diğer kritik konu da tutarlılıktır: Farklı ışık, farklı renk tonu veya farklı arka planlar “amatör” hissi yaratabilir. Bu da kullanıcıda “Acaba ürün görseldeki gibi gelmez mi?” şüphesini doğurur. Görseller, açıklamanın yükünü de taşır: Ürünün ölçülerini, kullanım biçimini, paket içeriğini hatta garanti/sertifika gibi unsurları infografik ile göstermek kullanıcıyı metin okumadan ikna edebilir. Görsel dili doğru kurduğunuzda, ürün sayfanız hem daha ikna edici olur hem de daha az destek talebi alır.
Fotoğraf türleri: packshot, detay, kullanım senaryosu
En iyi performans veren ürün sayfalarında görsel seti rastgele değildir; kullanıcı yolculuğuna göre planlanır. İlk fotoğraf genellikle packshot olmalıdır: Ürünün net, temiz, yüksek kontrastlı ve dikkat dağıtmayan bir zeminde çekilmiş hali. Bu görsel, kullanıcıya “tam olarak ne satılıyor?” sorusunun cevabını verir. İkinci ve üçüncü fotoğraflar detay çekimleri olmalıdır: Kumaş dokusu, fermuar/düğme kalitesi, materyal yüzeyi, bağlantı noktaları, logo/işçilik gibi kaliteyi kanıtlayan alanlar. Çünkü kullanıcı satın alırken risk alır; detay çekimleri “kanıt” sunar ve güveni artırır. Özellikle fiyat segmenti orta-üst olan ürünlerde detay görseller, satın alma bariyerini ciddi şekilde azaltır ve dönüşüm oranı üzerinde güçlü etki yaratır.
Kullanım senaryosu görselleri ise “ürün bende nasıl durur?” sorusunu çözer. Kıyafet satıyorsanız farklı bedenlerde model fotoğrafları; ev ürünlerinde ürünün mekân içinde ölçek ve stil uyumu; elektronik ürünlerde ürünün masada/elde gerçek boyutu; kozmetikte uygulama görüntüsü gibi sahneler kullanıcıyı hayal kurmaya iter. Bu noktada sadece “güzel fotoğraf” değil, bilgi veren fotoğraf önemlidir: Ölçü karşılaştırması, kullanım adımları veya paket içeriği görseli gibi. Bir de iade oranlarını düşürmek için renk/ölçü belirsizliğini azaltın: “Renk ekranda farklı görünebilir” gibi savunmacı metin yerine, renk varyantlarını aynı ışıkta ve aynı kadrajda gösterin. Doğru görsel seti, açıklamayı tamamlar; yanlış görsel seti açıklamayı okutmak zorunda bırakır.
Görsel optimizasyonu: hız, alt metin, boyutlandırma
Görsel optimizasyonu iki hedefi aynı anda taşır: (1) sayfanın hızlı yüklenmesi (2) SEO uyumlu yapı kurmak. Birçok mağaza, yüksek çözünürlük uğruna devasa dosyalar yükler; bu da özellikle mobilde sayfa açılışını yavaşlatır ve kullanıcıyı kaybettirir. Bu yüzden görselleri doğru formatta ve doğru boyutta sunmak gerekir: Gereksiz büyük piksel boyutları yerine temanızın ihtiyaç duyduğu ölçülere göre optimize edilmiş dosyalar, kaliteyi korurken hızı artırır. Ayrıca görsellerin sırayla yüklenmesini (lazy-load) destekleyen tema tercihleri, kullanıcı ilk ekranda ürünü hemen görsün diye önemlidir. Bir diğer nokta da görsel sayısının çok olması değil; doğru seçilmiş, karar sürecine hizmet eden görsellerin olmasıdır. 12 tane benzer fotoğraf yerine 6 tane “kanıtlayan” fotoğraf daha yüksek dönüşüm getirir.
SEO tarafında ise her görselin alt metni (alt text) önemlidir. Alt metin, arama motorlarına görselin ne anlattığını söyler; aynı zamanda erişilebilirlik için gereklidir. Alt metni anahtar kelime doldurma alanı gibi değil, ürünün gerçekten ne olduğunu açıklayan kısa ifadeler gibi düşünün. Örneğin “siyah deri cüzdan ön yüz detay” gibi net bir tanım, hem kullanıcı deneyimini hem de arama görünürlüğünü destekler. Ayrıca görsel dosya adları da anlamlı olmalıdır; “IMG_3847.jpg” yerine ürün adı + varyant gibi düzenli isimler tercih edilebilir. Özetle: Görsel optimizasyonu, sadece teknik değil; satışa hizmet eden bir hız ve güven iyileştirmesidir. Sayfa hızlı açıldıkça kullanıcı sabır sınırına takılmaz, ürünü daha rahat inceler, satın alma butonu daha çok tıklanır ve dönüşüm oranı yükselir.
Ürün Videoları Satın Alma Kararını Nasıl Hızlandırır?
E-ticarette görsel seti ürünü “göstermek” için güçlüdür; ancak ürün videoları ürünü “kanıtlamak” için daha da etkili olabilir. Çünkü video, kullanıcıya ürünün gerçek hayattaki duruşunu, ölçeğini, hareketini, kullanım kolaylığını ve detaylarını aynı anda sunar. Kullanıcı kafasında “Acaba beklediğim gibi çıkar mı?” şüphesi taşıyorsa, kısa ve net bir video bu şüpheyi saniyeler içinde azaltır. Bu da doğrudan sepete ekleme oranını artırır ve dönüşüm oranı üzerinde hissedilir bir etki yaratır. Özellikle giyim, kozmetik, elektronik, ev yaşam, spor ekipmanları gibi “deneyim” tarafı güçlü kategorilerde video, metin ve fotoğrafın anlatmakta zorlandığı duyguyu ve akışı taşır. Shopify ürün sayfasında video, kullanıcının “anladım, güveniyorum” noktasına daha hızlı gelmesini sağlar; böylece karar süreci kısalır.
Video stratejisinde kritik olan, “çok video” değil “doğru video” üretmektir. Kullanıcı ürün sayfasına geldiğinde genellikle uzun içerik izlemeye hazır değildir; bu yüzden ilk video 10–30 saniye bandında, hızlı anlaşılır ve faydayı net gösteren bir içerik olmalıdır. Daha detaylı içerikler (ör. kurulum/kullanım adımları) sayfanın aşağısında veya açılır bir alanda sunulabilir. Ayrıca videonun güven etkisi sadece içerikten gelmez; profesyonel ışık, net ses, temiz kadraj ve gerçek kullanım sahnesi, markanın kalitesini de yansıtır. Bu nedenle video, “pazarlama süsü” değil, ürün sayfasının ikna mekanizmasının bir parçasıdır. Doğru kurgulandığında kullanıcı daha az soru sorar, daha az tereddüt eder ve satın alma butonuna daha hızlı yaklaşır.
Video türleri: demo, UGC, karşılaştırma
Dönüşüm odaklı ürün sayfalarında üç video türü öne çıkar: demo, UGC ve karşılaştırma. Demo videoları, ürünün nasıl kullanıldığını ve hangi sorunu çözdüğünü kısa sürede gösterir. Örneğin bir mutfak ürünü satıyorsanız, “kutudan çıkar–kullan–sonuç” akışı, kullanıcıya hem hız hem pratiklik mesajı verir. Giyim ürünlerinde demo; kumaşın akışını, esnekliğini, vücutta duruşunu; elektronik ürünlerde ise menü geçişleri, bağlantı kolaylığı, ekran parlaklığı gibi “hissedilen” detayları gösterebilir. Demo videonun hedefi, özellik sıralamak değil; kullanıcıya “bunu ben de rahatça kullanırım” dedirtmektir. Bu gerçekleştiğinde belirsizlik düşer ve dönüşüm oranı artar.
UGC (User Generated Content) yani kullanıcı tarafından üretilmiş içerikler ise güveni büyütür. İnsanlar markadan gelen iddialara temkinli yaklaşabilir; ama gerçek bir kullanıcının ürünü kendi ortamında kullanması, “sosyal kanıt” etkisini artırır. UGC’nin en iyi yanı, kusursuz olmamasıyla güven vermesidir: Gerçek bir ışık, gerçek bir mekân, gerçek bir kullanım, kullanıcıya “Bu ürün gerçek hayatta böyle” mesajını verir. Karşılaştırma videoları da özellikle rekabetin yoğun olduğu kategorilerde işe yarar: Ürünün bir alternatifle farkını (malzeme kalitesi, dayanıklılık, performans, kullanım kolaylığı) net ve saygılı bir dille gösterir. Burada amaç rakibi kötülemek değil; doğru beklenti yönetimiyle “benim ihtiyacım için doğru ürün bu” kararını hızlandırmaktır.
Video yerleşimi ve performans ölçümü
Videonun performansı sadece içerikle değil, ürün sayfasındaki konumuyla da ilgilidir. En iyi uygulamalardan biri, ana görsel galerisine video eklemek ve ilk 2–3 görsel içinde gösterebilmektir. Kullanıcı galeriyi kaydırırken videoyu görür ve “izleyip karar vereyim” davranışına girer. Ancak videoyu otomatik sesli başlatmak gibi agresif seçimler genellikle ters teper; kullanıcı kontrolü elinde tutmak ister. Video, mobilde de rahat izlenmelidir: hızlı açılmalı, donmamalı, ekranı kaplamadan kullanılabilir olmalı. Ayrıca video için “thumbnail” seçimi kritik: Thumbnail ürünün en net faydasını tek karede anlatmalı; aksi halde video var ama kimse tıklamaz. Bu nedenle video yerleşimi, doğrudan kullanıcı deneyimi (UX) bileşenidir.
Ölçüm tarafında ise video “güzel oldu” diye bırakılmamalı; performansı takip edilmelidir. İzlenme oranı, videoya tıklama, videoyu izleyenlerin sepete ekleme oranı ve satın alma oranı gibi metrikler, videonun işe yarayıp yaramadığını gösterir. Eğer video izleniyor ama sepete ekleme artmıyorsa, video faydayı net anlatmıyor veya yanlış beklenti oluşturuyor olabilir. Eğer video tıklanmıyorsa, konumu/thumbnail’i zayıf olabilir. Video eklemek, tek başına mucize değildir; doğru hipotezle test edilmesi gerekir. Bu yaklaşım, Shopify ürün sayfasını “statik bir vitrin” olmaktan çıkarır, sürekli gelişen bir satış mekanizmasına dönüştürür. Böylece hem dönüşüm oranı artar hem de iade ve müşteri soruları azalabilir.
Ürün Açıklaması Nasıl Yazılmalı? (İkna + SEO)
İyi bir ürün açıklaması, teknik bilgi dökümü değildir; ikna metnidir. Kullanıcı ürün sayfanıza geldiğinde kendi açısından iki şey arar: “Bu ürün bana ne kazandıracak?” ve “Bu ürün benim problemimi çözer mi?” Açıklama, bu iki soruya hızlı ve inandırıcı cevap vermelidir. Burada kritik nokta, özellikleri saymak yerine özelliklerin kullanıcıya sağladığı faydayı anlatmaktır. “%100 pamuk” demek bir özellik; “terletmeyen, gün boyu nefes alan kumaş” demek faydadır. İnsanlar ürün değil, sonuç satın alır. Açıklama bu sonucu netleştirdiğinde, kullanıcı zihnindeki belirsizlik azalır ve satın alma butonuna tıklama ihtimali artar. Ayrıca açıklama; iade riskini azaltmak için ölçü, materyal, kullanım alanı, paket içeriği gibi detayları da net vermelidir. Yani ikna ederken aynı zamanda doğru beklenti yönetimi yapmalıdır.
Açıklamanın SEO tarafı da aynı derecede önemlidir. Ürün sayfanız arama motorlarında görünür oldukça organik trafik gelir; fakat bu trafik satışa dönüşmezse sadece “ziyaretçi” taşımış olursunuz. Bu nedenle metnin hem SEO uyumlu hem de dönüşüm odaklı olması gerekir. Shopify’da ürün sayfası metni; başlık yapısı, anahtar kelime kullanımı, okunabilirlik ve kullanıcı niyetine cevap verme açısından doğru kurgulanmalıdır. Uzun, duvar gibi paragraflar yerine; kısa bloklar, madde işaretleri, mini başlıklar ve “kimler için ideal?” gibi bölümler kullanıcıyı rahatlatır. Böyle bir yapı hem kullanıcıların sayfada kalma süresini artırır hem de arama motorlarına “bu sayfa aranan soruya net cevap veriyor” sinyali gönderir.
Özellik değil fayda: dönüşüm metni şablonu
Dönüşüm odaklı bir açıklama yazmak için pratik bir şablon kullanabilirsiniz. Önce bir “vaat cümlesi” ile başlayın: Ürün hangi sonucu sağlar? Ardından “kimler için” bölümüne geçin: Ürün hangi kullanıcı tipine uygundur, hangi senaryolarda öne çıkar? Sonra “faydalar” blokları gelir: 3–6 maddede en güçlü faydalar, kısa ve net. Daha sonra “kanıt” ekleyin: materyal, sertifika, dayanıklılık verisi, garanti süresi, kullanıcı yorumlarından çıkan ortak içgörü gibi. En sonda “detaylar” bölümüyle teknik bilgileri düzenli verin: ölçüler, paket içeriği, bakım talimatı, kargo/iade bilgisi. Bu yapı, kullanıcıyı önce duygusal olarak yakalar (fayda), sonra mantıksal olarak ikna eder (kanıt), en sonunda risk algısını düşürür (detaylar). Bu akış oturduğunda dönüşüm oranı artışı daha istikrarlı olur.
Bu şablonu uygularken diliniz “konuşur gibi” olmalı; aşırı satışçı ve iddialı ifadeler (ör. “mucize”, “en iyi”, “rakipsiz”) güveni zedeleyebilir. Bunun yerine ölçülebilir, somut ve senaryo odaklı anlatın: “Gün boyu ayakta kalanlar için destek”, “Hızlı kurulumla 5 dakikada kullanıma hazır”, “Kompakt tasarım sayesinde küçük alanlarda bile rahat kullanım” gibi. Ayrıca açıklamada itirazları da önden karşılamak işe yarar: “Beden seçimi” kafa karıştırıyorsa basit bir ölçü rehberi; “bakımı zor mu?” sorusu geliyorsa bakım talimatı; “iade olur mu?” kaygısı varsa iade koşullarının netliği. Ürün açıklaması, müşteri hizmetlerinin yükünü azaltacak kadar net olursa, satış sonrası memnuniyet de artar. Bu da marka güvenini ve tekrar alışverişi güçlendirir.
SEO uyumlu yapı: başlıklar, anahtar kelime, schema
SEO uyumlu ürün açıklaması, “anahtar kelimeyi doldurmak” değildir; kullanıcı niyetini karşılayan düzenli bir bilgi mimarisi kurmaktır. Ürün sayfasında ana hedef anahtar kelimeyi (ör. Shopify Ürün Sayfası bağlamında ürünün adı/kategorisi) doğal şekilde başlıkta ve açıklamanın ilk kısımlarında geçirmek önemlidir. Ardından eş anlamlı ve ilgili terimleri (malzeme, kullanım alanı, problem çözümü, hedef kitle) metne serpiştirmek; arama motorlarına içeriğin kapsamını anlatır. Okunabilirliği artırmak için mini başlıklar, madde işaretleri ve kısa paragraflar kullanın. Ayrıca görsellerde alt metinlerin anlamlı olması, sayfanın genel SEO performansına katkı sağlar. Buradaki amaç, hem Google’ın hem kullanıcının sayfayı kolayca “tarayabilmesi”dir.
Teknik tarafta ürün sayfalarında yapılandırılmış veri (schema) konusu da önemlidir. Ürün adı, fiyat, stok durumu, puan/yorum gibi bilgilerin arama sonuçlarında zengin görünmesi (rich results) tıklama oranını artırabilir. Bu noktada Shopify teması ve kullandığınız yorum uygulaması, schema çıktısını etkileyebilir. Doğru yapılandırma olduğunda arama sonuçlarında yıldız puanlama, fiyat aralığı veya stok bilgisi gibi detaylar görünebilir; bu da daha nitelikli trafik getirir. Ancak unutmayın: Zengin sonuçlar gelsin diye yanlış/abartılı bilgi yazmak uzun vadede zararlıdır. En iyi yaklaşım, ürün sayfasındaki içerik–yorum–fiyat–stok bilgilerinin tutarlı olmasıdır. Böylece hem SEO hem dönüşüm birlikte güçlenir: Kullanıcı sayfaya geldiğinde vaat edilen şeyle karşılaşır, güven duyar ve satın alma butonuna ilerler.
Güven Unsurları Shopify Ürün Sayfasında Nasıl Konumlandırılmalı?
Online alışverişte en büyük “görünmez engel” güvensizliktir. Kullanıcı ürünü beğense bile “param güvende mi, ürün beklediğim gibi gelir mi, iade edebilir miyim?” soruları net cevap bulmazsa satın alma ertelenir ya da tamamen iptal olur. Bu yüzden güven unsurları ürün sayfasında yalnızca birer dekor değil, dönüşümü doğrudan etkileyen ikna bileşenleridir. Burada kritik nokta, güven mesajlarını sayfaya rastgele serpiştirmek değil; kullanıcının karar yolculuğundaki tereddüt noktalarına göre stratejik yerleştirmektir. Örneğin kullanıcı ilk ekranda fiyatı görür görmez risk algısı tetiklenebilir; bu anda “güvenli ödeme”, “kolay iade”, “aynı gün kargo” gibi kısa sinyaller satın alma bariyerini düşürür. Sayfanın aşağısında, kullanıcı detay incelemeye geçtiğinde ise yorumlar ve gerçek kullanım içerikleri devreye girerek sosyal kanıt sağlar.
Güvenin ikinci ayağı tutarlılıktır: Ürün görselleri, açıklama, fiyat, teslimat süresi ve iade koşulları birbirini desteklemelidir. Bir alanda belirsiz yazıp diğer alanda iddialı konuşmak, kullanıcıda “acaba?” hissi oluşturur. Shopify ürün sayfasında güveni artırmanın pratik yolu; belirsiz cümleleri azaltmak, netlik sağlamak ve risk algısını şeffaf şekilde yönetmektir. “İade var” demek yerine “30 gün içinde ücretsiz iade” gibi net ifade, kullanıcı kararını hızlandırır. Ayrıca güven unsurlarının aşırıya kaçması da ters etki yaratabilir: Her yerde rozet, her yerde pop-up ve her yerde “%100 güven” gibi abartılı iddialar, bazı kullanıcılar için şüphe doğurur. En iyi yaklaşım; doğru mesajı, doğru yerde, doğru dozda vermektir. Bu kurguyu iyi yaptığınızda dönüşüm oranı artarken aynı zamanda iade ve destek talebi de düşebilir.
Yorumlar, puanlar, UGC
Kullanıcı yorumları, ürün sayfasındaki en güçlü ikna araçlarından biridir; çünkü marka ne derse desin, insanlar “benim gibi biri ne yaşamış?” sorusunun cevabını görmek ister. Yıldız puanlaması, yorum adedi ve yorumların içeriği; satın alma kararını doğrudan etkiler. Bu yüzden yorumları sayfanın en altına gömmek yerine, stratejik olarak görünür kılmak gerekir: İlk ekranın hemen altında kısa bir özet (“4.7/5 – 312 değerlendirme” gibi) ve “yorumlara git” bağlantısı, kullanıcıya hızlı bir güven sinyali verir. Ürünü inceleyen kullanıcı aşağı kaydırdığında, yorumların kolay taranabilir olması önemlidir: filtreleme (beden/renk, kullanım amacı), arama, en faydalı yorumlar gibi özellikler karar sürecini hızlandırır. Özellikle tereddüt yaratan konular (beden küçük mü, kumaş ince mi, renk görseldeki gibi mi?) yorumlarda netleştiğinde satın alma daha kolay olur.
UGC (kullanıcı fotoğraf/video içerikleri) güveni daha da ileri taşır. Çünkü UGC, “ürün gerçekten böyle mi?” sorusuna gerçek hayat kanıtı verir. Burada önemli olan yalnızca UGC’yi toplamak değil; doğru şekilde sunmaktır. Kullanıcı fotoğraflarını ürün galerisine entegre etmek veya yorumların içinde görsel/videolu yorumları öne çıkarmak, ürünün gerçek görünümünü ve kullanım senaryolarını gösterir. Ayrıca UGC’nin “mükemmel” olması gerekmez; hatta küçük kusurlar içeren gerçek içerikler çoğu zaman daha güven vericidir. Yine de kalite kontrol önemlidir: aşırı düşük çözünürlük veya alakasız görseller deneyimi bozabilir. İyi kurgulanmış yorum + UGC alanı, ürün açıklamasının ikna yükünü azaltır; çünkü kullanıcılar çoğu sorunun cevabını birbirlerinden alır. Bu da Shopify Ürün Sayfasını daha güçlü bir satış sayfasına dönüştürür.
Kargo–iade–garanti ve ödeme rozetleri
Kargo, iade ve garanti bilgileri; satın alma kararının “risk” tarafını yönetir. Kullanıcı ürünü beğenmiş olsa bile “ne zaman gelir, iade edebilir miyim, garanti var mı?” soruları net değilse sepete ekleme gecikebilir. Bu nedenle bu bilgiler tek bir uzun paragrafta değil, taranabilir bir formatta sunulmalıdır. Örneğin kısa ikonlu bir satır: “Ücretsiz Kargo”, “30 Gün İade”, “2 Yıl Garanti” gibi. Kullanıcı detay isterse açılır panelde (accordion) ayrıntıları görebilir. Burada kritik olan, sözlerin net olmasıdır: “Kolay iade” yerine “30 gün içinde iade/değişim” gibi somut ifadeler güveni artırır. Ayrıca teslimat süreleri tutarlı olmalı; “1-3 gün” deyip sepette “5-7 gün” yazmak güveni zedeler.
Ödeme rozetleri ve güvenlik sinyalleri de tereddüdü azaltır, ancak doğru yerde kullanılmalıdır. İlk ekranda satın alma butonuna yakın konumlanan “Güvenli Ödeme” ve bilinen ödeme sağlayıcı ikonları, özellikle ilk kez markayla karşılaşan kullanıcılar için önemlidir. Bunun yanında SSL ve güvenlik vurgusu (abartmadan) iyi bir destek sunar. Garanti koşulları, özellikle elektronik veya pahalı ürünlerde; iade korkusunu ve “ya bozulursa?” endişesini azaltır. Müşteri desteği bilgileri (WhatsApp, canlı destek, e-posta) de “sorun olursa ulaşırım” hissi verir. Özetle bu bölümde amaç, kullanıcıya “risk düşük ve süreç şeffaf” mesajını iletmektir. Bu mesaj doğru kurulduğunda, dönüşüm oranı yükselir ve aynı zamanda müşteri memnuniyeti artar.
Satın Alma Butonu ve UX Optimizasyonu Nasıl Yapılır?
Ürün sayfasındaki en kritik elemanlardan biri satın alma butonudur; çünkü sayfadaki tüm ikna unsurları (görseller, açıklama, yorumlar) sonunda kullanıcıyı bu aksiyona taşımayı hedefler. Bu nedenle CTA’nın rengi, metni, konumu ve sayfa içindeki görünürlüğü, dönüşümü doğrudan etkiler. “Sepete Ekle” ve “Hemen Satın Al” gibi ifadeler net olmalı; kullanıcıya ne olacağını açıkça anlatmalıdır. Butonun sayfada kaybolduğu, fazla küçük kaldığı veya çevresindeki öğelerle rekabete girdiği tasarımlar, tıklama oranını düşürür. Ayrıca butonun “hemen satın al” gibi hızlı akışlarla desteklenmesi, bazı segmentlerde dönüşümü artırabilir; fakat bu tercih hedef kitlenin alışveriş davranışına göre test edilmelidir. Örneğin yüksek fiyatlı ürünlerde kullanıcı sepete ekleyip düşünmek ister; düşük fiyatlı ürünlerde hızlı satın alma daha etkili olabilir.
Kullanıcı deneyimi (UX) optimizasyonu, sadece butonla sınırlı değildir; butona giden yolu pürüzsüz hale getirmektir. Kullanıcının beden/renk seçmesi gerekiyorsa bu seçimler net ve hatasız çalışmalıdır. Varyantlar karışık, stok bilgisi belirsiz, hata mesajları agresif veya anlaşılmazsa kullanıcı vazgeçer. Ayrıca ürün sayfasındaki gereksiz sürtünmeleri azaltmak gerekir: karmaşık alanlar, çok uzun metin blokları, fazla uygulama pop-up’ları, yavaş açılan görseller, sayfayı aşağı kaydırırken takılmalar… Bunların her biri “mikro rahatsızlık” üretir ve satın alma kararını erteletir. Shopify mağazalarında kazanan yaklaşım genellikle şudur: basit, hızlı, sezgisel. Bu düzeni kurduğunuzda dönüşüm oranı artar; aynı trafikten daha fazla satış çıkar.
Sticky buton, varyant seçimi, hata azaltma
Mobilde ve hatta masaüstünde bile sticky (sabit) CTA kullanımı, kullanıcı sayfayı aşağı kaydırdıkça “satın al” aksiyonunu görünür tutar. Özellikle uzun ürün açıklamaları ve çok sayıda görsel olan sayfalarda sticky CTA, kullanıcıyı tekrar yukarı çıkma zahmetinden kurtarır ve satın alma anını hızlandırır. Sticky CTA’nın başarılı olması için tasarımı minimal olmalı; ekranı kaplamamalı ve varyant seçimi gerektiren ürünlerde kullanıcıya “seçim yap” yönlendirmesini net vermelidir. Örneğin beden seçilmeden sepete eklenemiyorsa sticky CTA, kullanıcıyı beden seçimine otomatik kaydıran akıllı bir davranışla desteklenebilir. Bu tür mikro iyileştirmeler, kullanıcı deneyimi (UX) kalitesini yükseltir.
Varyant seçimlerinde en yaygın dönüşüm düşürücüler: anlaşılmaz etiketler, küçük tıklama alanları, stokta olmayan varyantların belirsiz görünmesi, seçili varyantın net işaretlenmemesi ve hata mesajlarının kullanıcıyı suçlar tonda olmasıdır. Burada amaç “hata yakalamak” değil, “hatayı önlemek”tir. Örneğin stokta olmayan seçenekleri grilemek, “stok yok” mesajını net göstermek ve alternatif önerisi sunmak kullanıcıyı kaybetmeyi önleyebilir. Ayrıca beden tablosu gibi yardımcı öğeler, kullanıcıyı kararsızlıktan çıkarır. Sepete ekleme sonrası mini bildirim (toast) veya mini sepet önizlemesi de kullanıcıya ilerleme hissi verir. Tüm bunlar, butona basmayı “kolay ve güvenli” hissettirdiğinde satış süreci hızlanır ve dönüşüm oranı artar.
Sepet/checkout sürtünmesini düşürme
Ürün sayfasında ikna tamamlanmış olsa bile, sepet ve ödeme adımlarındaki sürtünme satın almayı öldürebilir. Bu yüzden ürün sayfasını optimize ederken, sepet/checkout akışını da düşünmek gerekir. Örneğin sepete ekledikten sonra kullanıcıya “Kargo ücretini göremedim” kaygısı yaşatıyorsanız, üründe veya sepette kargo politikasını net göstermek gerekir. Aynı şekilde iade koşulları belirsizse, sepet aşamasında “iade mümkün mü?” endişesi tekrar tetiklenir. Bu yüzden ürün sayfasında kargo–iade–garanti gibi bilgileri net vermek, checkout’taki vazgeçişleri azaltır. Ayrıca fazla form alanı, gereksiz üyelik zorunluluğu veya karmaşık kupon alanları da sürtünmeyi artırabilir.
Sürtünmeyi düşürmenin bir yolu, kullanıcıya ilerleme hissi vermektir: Sepet ekranında net toplam, tahmini teslimat, ödeme yöntemleri ve güven mesajları kullanıcıyı rahatlatır. Bazı mağazalarda “Hemen Satın Al” ile hızlı ödeme akışına geçmek dönüşümü artırır; ancak bu her zaman doğru değildir. Yüksek fiyatlı ürünlerde kullanıcı sepeti görmek, tekrar düşünmek ve belki birden fazla ürün eklemek isteyebilir. Bu yüzden doğru yaklaşım test etmektir: Sepete ekleme sonrası yönlendirme, mini sepet mi açılacak, direkt checkout’a mı gidecek? Kullanıcı kitlenizin davranışına göre karar verin. Sonuç olarak sepet ve checkout sürtünmesini azalttığınızda, ürün sayfasında yaptığınız tüm optimizasyonlar daha güçlü sonuç verir: daha fazla “sepete ekleme” gerçek satın almaya dönüşür ve Shopify Ürün Sayfası gerçek anlamda satış üreten bir sayfaya dönüşür.
Shopify Danışmanlığı Neden Gerekir? Nodus Works Yaklaşımı
Shopify mağaza kurmak görece kolaydır; asıl farkı yaratan şey mağazanın “çalışması”, yani trafik geldiğinde satış üretmesidir. Çoğu markanın yaşadığı problem de tam burada başlar: Tema kurulur, ürünler yüklenir, reklam verilir… ama ürün sayfaları beklenen performansı göstermez. Bunun nedeni genellikle tek bir hata değil; tasarım, içerik, hız, güven, fiyat algısı, kullanıcı akışı ve ölçümleme gibi birçok parçanın birlikte optimize edilmemesidir. İşte Shopify danışmanlığı bu noktada devreye girer: Sorunu “tahminle” değil, veriyle teşhis edip; önceliklendirilmiş bir optimizasyon planıyla dönüşümü artıran sistem kurar. Örneğin ziyaretçiler sayfaya geliyor ama sepete eklemiyorsa problem “ürün sayfası ikna” tarafında olabilir; sepete ekliyor ama satın almıyorsa problem “checkout sürtünmesi” olabilir; sayfa görüntüleniyor ama kullanıcı aşağı kaydırmıyorsa problem “ilk ekran hiyerarşisi” veya “sayfa hızı” olabilir. Danışmanlık, bu kırılma noktalarını netleştirip doğru müdahaleyi yapmanızı sağlar.
Bir diğer kritik neden de zaman ve maliyettir. Dönüşüm optimizasyonu, deneme-yanılma ile yapılırsa hem zaman hem reklam bütçesi yakar. Ürün sayfası üzerinde yanlış yere odaklanmak (ör. sadece renk değiştirmek) gerçek problemi çözmez. Ayrıca Shopify ekosisteminde uygulama seçimi de büyük fark yaratır: Yanlış uygulamalar sayfayı yavaşlatabilir, kullanıcı deneyimini bozabilir veya SEO tarafında teknik sorunlar çıkarabilir. Profesyonel yaklaşım; önce hedefleri netleştirip (dönüşüm oranı, sepete ekleme, AOV, iade oranı), sonra ölçümleme kurup, ardından en yüksek etki yaratacak geliştirmeleri sıraya koymaktır. Bu sayede mağaza “güzel” olduğu için değil, ölçülebilir şekilde satış getirdiği için gelişir. Uzun vadede de marka algısı güçlenir, müşteri memnuniyeti artar ve sürdürülebilir büyüme sağlanır.
Süreç: analiz → hipotez → A/B → ölçekleme
Nodus Works yaklaşımı, ürün sayfasını bir tasarım dosyası gibi değil; ölçülen, test edilen ve iteratif olarak geliştirilen bir satış varlığı gibi ele alır. Süreç genellikle “analiz” ile başlar: Trafik kaynakları, ürün sayfası davranışları, scroll derinliği, sayfa hızı, sepete ekleme oranı, checkout terk oranı gibi metrikler incelenir. Bunun yanında nitel veri de önemlidir: kullanıcı yorumları, destek talepleri, iade sebepleri ve kullanıcıların en çok sorduğu sorular. Çünkü ürün sayfasındaki içerik ve güven blokları çoğu zaman bu verilerden beslenmelidir. Analiz sonunda sorunlar “önceliklendirilecek şekilde” listelenir; yani en hızlı ve en büyük etkiyi yaratacak alanlar önce gelir. Bu, rastgele revizyon yerine stratejik bir yol haritası çıkarır.
Ardından hipotez kurulur: “Eğer ilk ekrana teslimat/iade mesajını net eklersek, kullanıcı güvensizliği azalacak ve dönüşüm oranı artacak” gibi. Bu hipoteze uygun tasarım ve içerik değişiklikleri yapılır; mümkünse A/B test ile doğrulanır. A/B testin amacı “hangisi güzel?” değil, “hangisi daha çok satış getiriyor?” sorusuna cevap vermektir. Test kazanan varyasyon belirlenince ölçekleme aşamasına geçilir: sadece bir ürün sayfasında değil, tüm kategoriye veya mağazanın geneline uyarlanır. Bu sırada SEO ve hız etkisi de kontrol edilir; çünkü dönüşüm artarken sayfa performansı düşerse uzun vadede zarar doğabilir. Sonuçta bu süreç, Shopify mağazasını tek seferlik bir kurulumdan çıkarıp sürekli optimize edilen bir büyüme sistemine dönüştürür. Bu yaklaşım özellikle rekabetin yüksek olduğu pazarlarda fark yaratır; çünkü küçük UX iyileştirmeleri bile toplam satışta büyük artışlar sağlayabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) + Hızlı Kontrol Listesi başlangıcı
FAQ bölümü, hem kullanıcıların en sık yaşadığı tereddütleri hızlıca çözmek hem de arama motorlarında “öne çıkan snippet” fırsatlarını artırmak için önemlidir. Burada amaç; uzun açıklamalar yazmak değil, net ve eyleme dönük cevaplar vermektir. Ayrıca FAQ’yu “genel bilgi” seviyesinde bırakmak yerine, ürün sayfası optimizasyonuna doğrudan bağlamak daha iyi sonuç verir. Örneğin kullanıcı “Shopify ürün sayfasında hangi öğeler olmalı?” diye aradığında, kısa ama kapsamlı cevap onu sayfada tutar. Aynı şekilde “SEO uyumlu ürün sayfası” soruları da organik trafik getirir; fakat cevapları dönüşüm odaklı verirseniz sadece trafik değil satış ihtimali de yükselir. Aşağıdaki sorular, hem bilgilendirici hem ticari niyeti kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
Hızlı kontrol listesi ise uygulama tarafında büyük kolaylık sağlar: Okuyan kişi yazıyı bitirdikten sonra kendi sayfasını açıp tek tek kontrol edebilir. Bu liste, özellikle ekip içinde görev dağılımı yaparken (tasarım, içerik, teknik SEO, hız) pratik olur. Checklist’i “olsa iyi olur” değil, “dönüşüm üzerinde etkisi yüksek” maddelerden başlatmak en doğrusu. Örneğin ilk ekran düzeni, görsel seti, güven blokları, CTA görünürlüğü, mobil sticky buton, yorumların konumu gibi maddeler genellikle en hızlı sonuç veren alanlardır. Bu başlangıcı yaptıktan sonra (isterseniz) checklist’i daha teknik maddelere (schema, görsel optimizasyon, uygulama yükü, core web vitals) doğru genişletebiliriz.
FAQ
1) Shopify ürün sayfasında dönüşüm nasıl artırılır?
Dönüşüm oranını artırmak için ilk ekranda ürün adı–fiyat–görsel–varyant–satın alma butonu net görünmeli; aşağıda ikna eden ürün açıklaması, güçlü güven unsurları (yorum, iade/garanti, ödeme rozetleri) ve hızlı yüklenen ürün görselleri/ürün videoları yer almalıdır. Mobilde sticky CTA ve sade varyant seçimi çoğu mağazada hızlı sonuç verir.
2) Shopify ürün sayfasında mutlaka hangi bilgiler olmalı?
Ürün adı, fiyat, varyantlar/ölçü seçenekleri, teslimat süresi, iade koşulları, ürünün faydalarını anlatan açıklama, görsel/video galeri, kullanıcı yorumları ve görünür bir CTA bulunmalıdır. Ek olarak garanti, bakım talimatı ve destek kanalı gibi risk azaltan detaylar kararı hızlandırır.
3) Shopify ürün sayfası SEO uyumlu nasıl hazırlanır?
Başlık ve açıklamalarda anahtar kelimeler doğal kullanılmalı, görsellerin alt metinleri doğru yazılmalı, URL düzenli olmalı ve sayfa hızı korunmalıdır. Ürün bilgileri (fiyat, stok, puan) için yapılandırılmış veri desteği de arama görünürlüğünü güçlendirebilir. Bu sayede sayfa daha fazla organik trafik alırken, içerik ikna odaklıysa satışa dönüşme ihtimali artar.
4) Ürün sayfasında yorumlar nereye konmalı?
Yorum özetini (yıldız puanı + yorum sayısı) ilk ekranda, fiyat veya başlığın yakınında göstermek güveni hızlı artırır. Detaylı yorumlar ise ürün açıklamasından hemen sonra veya sayfanın orta-alt bölümünde, filtrelenebilir şekilde sunulmalıdır. Görselli/UGC yorumları öne almak, tereddütleri daha hızlı kırar.
5) “Sepete Ekle” mi “Hemen Satın Al” mı daha iyi?
Bu, ürün tipi ve fiyatına göre değişir. Düşük fiyatlı ve hızlı karar verilen ürünlerde “Hemen Satın Al” dönüşümü artırabilir. Daha yüksek fiyatlı veya karşılaştırma gerektiren ürünlerde kullanıcı önce sepete atıp düşünmek ister; bu durumda “Sepete Ekle” daha iyi çalışabilir. En doğrusu A/B test ile karar vermektir.
6) Ürün açıklaması kaç kelime olmalı?
Sihirli bir sayı yok. Ama iyi bir ürün açıklaması; faydaları 3–6 maddede net anlatmalı, sık sorulan soruları cevaplamalı ve teknik detayları düzenli vermelidir. Kısa ürünlerde bile (aksesuar vb.) “kimler için/ hangi problem/ hangi senaryo” net olursa metin daha etkili olur.
7) Ürün görsellerinde kaç fotoğraf ideal?
Genelde 6–10 arası iyi çalışır: 1 packshot, 2–3 detay, 2–3 kullanım senaryosu ve varsa ölçü/paket içeriği görseli. Çok sayıda benzer görsel karar sürecini uzatabilir; daha az ama “kanıtlayan” görsel dönüşümü artırır.
8) Video şart mı, yoksa sadece görseller yeterli mi?
Birçok kategoride video şart değildir ama ürün videoları belirsizliği çok hızlı azalttığı için güçlü bir avantaj sağlar. Ürünün “hareketi/ölçeği/uygulaması” önemliyse (kıyafet, kozmetik, elektronik) video eklemek çoğunlukla dönüşüm oranına olumlu yansır.
9) Kargo ve iade bilgileri nerede olmalı?
En iyi yaklaşım: İlk ekranda kısa özet (ör. “Ücretsiz kargo – 30 gün iade”), detaylar için açılır panel. Kullanıcı checkout’ta sürpriz yaşamazsa satın alma ihtimali artar.
10) Ürün sayfası neden trafik alıyor ama satış getirmiyor?
Genellikle üç sebepten biri öne çıkar: (1) İlk ekran net değildir (ürün/fiyat/CTA karışık), (2) Güven sinyalleri zayıftır (güven unsurları ve yorumlar yetersiz), (3) UX sürtünmesi vardır (varyant seçimi zor, mobil deneyim kötü, sayfa yavaş). Bu üç alanı sistemli optimize etmek gerekir.
11) Shopify ürün sayfasında sayfa hızı satışları etkiler mi?
Evet. Sayfa yavaş açıldığında kullanıcı daha ürünü görmeden çıkabilir. Büyük görseller, ağır uygulamalar ve gereksiz script’ler hız düşürür. Hız iyileştikçe hem kullanıcı memnuniyeti hem de dönüşüm oranı genellikle iyileşir.
12) Shopify danışmanlığı ne zaman mantıklı olur?
Trafik var ama satış düşükse, sepete ekleme iyi ama satın alma düşükse, iade oranları yükseldiyse veya ekip sürekli “ne değiştirelim?” diye kararsız kalıyorsa Shopify danışmanlığı hız kazandırır. Veriyle teşhis, önceliklendirme ve test yaklaşımı bütçeyi daha verimli kullanmanızı sağlar.
Hızlı Kontrol Listesi
- İlk ekranda ürün adı, fiyat, ana görsel ve satın alma butonu tek bakışta net mi?
- Mobilde mobil uyumluluk iyi mi (okunabilirlik, dokunma alanları, kaydırma akıcılığı)?
- Ürün galerisi: net ürün görselleri + detay + kullanım senaryosu içeriyor mu?
- En az 1 kısa ürün videoları içeriği var mı (demo/UGC)?
- Ürün açıklaması fayda odaklı mı, taranabilir mi (başlıklar, maddeler)?
- Güven unsurları (yorumlar, iade/garanti, ödeme rozetleri) doğru yerde ve abartısız mı?
.png)
